Uzaktaki birini düşünebilir, yakındaki birine dokunabilirsiniz, bunun ötesindeki her şey insan gücünü aşar. Ne var ki mektup yazmak kendini hayaletler karşısında çıplak bırakmak demektir, ki onlar da büyük bir iştahla bunu beklerler. Mektupla gönderilen öpücükler yerlerine varmazlar, yolda hayaletler onları son damlasına kadar tüketirler. Bu zengin besin sayesinde inanılmaz çoğalırlar. İnsanlık bunu hisseder ve karşısında mücadele verir, insanlar arasındaki iletişimden hayaletleri olabildiğince çıkarmak, doğal bir iletişime ve ruh huzuruna kavuşabilmek için trenler, otomobiller, uçaklar yapıldı fakat artık hiçbirinin yararı yok, bu buluşların iş işten geçtikten sonra yapıldığı anlaşıldı, karşı tarafsa gayet sakin ve güçlü, mektuptan sonra telgrafı, telefonu, telsizi buldu. Hayaletler açlıktan ölmez ama biz mahvolup gideceğiz.