Mottosu: Life is beautiful
Uzay mühendisi, teknoloji ve telekom uzmanı, müzisyen, baterist, amatör dinler ve insanlık tarihi araştırmacısı, bisiklet aşığı, bilimsever.
Düşük bütçe ile aşk, masrafsız bir sevgili, tam Arturo'nun kara yüreğine göre, arkasında kurbağaların ve balıkların yüzdüğü bir pencerinin gerisinden hatırlanmak üzere.
Güneybatı Asya' da tarım devrimi sırasında insan kafataslarının yaygın olarak sergilenmesi "kafatası kültü" olarak adlandırılır. Bu kafataslarındaki aşınma desenleri incelendiğinde, bunların sadece sergilenmekle kalmayıp aynı zamanda birçok kişi tarafından elle tutulduğu tahmin edilmektedir.
Bazı arkeologlara gõre bu, atalara ibadetin kesin bir kanıtıdır.
Tarım devriminin başlarında ve ortalarında, ölümden haftalar ya da aylar sonra cesetleri çikarıp kafataslarını almak yaygın bir uygulamaydı. Kafatasları daha sonra ailenin evinde veya köyde ortak bir alanda sergile
nirdi. Fransız arkeolog Jacques Cauvin, Kafatasları aslında evin zeminine duvar boyunca dizilirdi. Kırmızı kilden topaklar eve getirilip, kafataslan yuvarlanmasın diye destek olarak kullanılırdı. Böylece kafatasları herkesin
görebilecegi șekilde sergilenirdi..Kafataslarının sanat eseri gibi düzenlenmesi yeni bir şeydi," diye belirtir.
Özetle, yaklaşık 40.000 yil önce, homininler bilişsel evrimin beş önemli aşamasını tamamlamıştı:
Homo habilis olarak, yaklaşık iki milyon yıl önce,
önemli ölçüde daha zeki olmaya başladılar. Homo erectus yaklaşık 1,8 milyon yıl önce özfarkındalık sahibi oldu. Arkaik Homo sapiensin Neandertal türü, yaklaşık 230.000 yıl önce başkalarının düșünceleri konusunda bir farkındalık edinmeyi (zihin kuramı) başardı. Erken dönem Homo sapiens ise, yaklaşık 100.000 yıl önce kendisi hakkında düşündüğünü düşünmesine olanak tanıyan içebakış becerisi kazandı. Son olarak, modern Homo
sapiens yaklaşık 40.000 yıl önce, geleceği planlamak için geçmişten gelen
deneyimlerini kullanarak kendisini zamanda geriye ve ileriye doğru düşünebilme becerisini, yani otobiyografik bellegi geliştirdi. Bu bilişsel evrimin her aşamasına beyinde oluşan ve günümüzde en azindan kabaca
tanımlanabilen anatomik değişiklikler eslik etti.
Boylece, bilişsel olarak donanımlı hale gelen modern Homo sapiens bitki ve hayvanlari evcilleştirmeye, devletler kurmaya ve uygarlıklar yaratmaya hazırdı, Bu olağanüstü bir gelişme silsilesi olacaktı, Ancak gelişmelere eşlik eden, gölgede kalmış sorular daima bir yerde bekliyordu. Nereden geldim?""Neden buradayım?" "Ben öldükten sonra bana ne olacak?" Modern Homo sapiens, bu soruların yanıtlarını tanrılarda ve dinlerimizde bulacaktı.
Gerçek, söylentilerden veya uydurulmuș gizemlerden veya mucizelerden kelimenin en iyi ve heyecan verici anlamıyla çok daha büyüleyicidir.
Bilimin kendi büyüsü vardır ve o gerçeğin büyüsüdür!