Mileva

7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2020 01:24
Juno Dawson ve Dr. Olivia üniversitede tanışmışlardır. Juno Dawson Dr. Olivia’dan aldığı tavsiyeler ile bu kitabı yazmıştır. Kendisi bir psikolog ya da psikiyatrist değildir bunu kitabında belirtmiştir. Bir öğrencimin tavsiyesiyle kitabı okumaya başladım. Fakat kitabın yetişkinlere yönelik olduğunu düşünmüyorum. Çocuklara yönelik yazılmış. Eğer psikoloji hakkında hiçbir bilginiz yoksa ön bilgi olarak okuyabilirsiniz. Kitapta bir çok psikolojik rahatsızlıktan bahsedilmiş. Bu rahatsızlıkları yaşayan insanların anekdotlarına yer verilmiş. Kitabı okuduktan sonra psikolojik rahatsızlıklarla ilgili minimum düzeyde bir bilgi sahibi oluyorsunuz. Günümüzde hala daha bir kesim insanlar psikojik tedavi gören insanlara bir takım yaftalar yakıştırmaktadırlar ve inanıyorum ki bu nedenle birçok kişi tedavi görmeyi reddetmektedir. Ben deli miyim? Derler. Çünkü bize öğretilen ve bilinçaltımıza yerleştirilen budur. Yazar Juno Dawson bu konuda insanları teşvik etmiş. Psikolojik rahatsızlıkların da diğer rahatsızlıklar kadar normal karşılanması gerektiğini ve insanlara yakıştırılan bu yaftaların son derece anlamsız olduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış. Ayrıca insanların psikolojik ilaçlara olan ön yargısını da bir nebze kırıyor. Yani kitabı okuduktan sonra sizi öyle bir teşvik ediyor ki kalkıp bir psikoloğa bir danışmana gidesiniz geliyor :)) Şaka bir yana kimlerden psikolojik yardım alınabileceğini güzel bir şekilde yazmış.Bunun dışında bağımlılık türlerine ve zararlarına da değinmiş. Keşke bu konuyu biraz daha açıklığa kavuştursaymış. Mesela bağımlılıkla mücadele eden insanların hayat hikayelerinden de kısa anektodlar ekleyebilirdi bence.
Kafası Karışıklar KulübüJuno Dawson · Genç Timaş · 2017111 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·385 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2019 04:48
Beklenen gün geldi çattı sonunda kitabı bitirdim. Kitabı yıllar önce satın almıştım, kitaplığımın bir köşesinde boynu bükük kaldı. Öncelikle yıllar önce aldığım bu kitabın çevirisi konusunda baya sıkıntı yaşadım. Daha sonra 1000Kitap ailesinin görüşlerine de dayanarak İş bankası yayınlarını yeniden satın aldım, kolları sıvadım, en baştan başladım okumaya. Çeviri okadar önemli ki sanki farklı kitaplar gibiydi bu iki kitap. Neyse ki İş bankası yayınlarının çevirisi çok çok güzeldi. Sonunda iyi ki okumuşum dediğim klasiklerden oldu. Gustave Flaubert’in kalemine hayran olmamak elde değil. Okurken sizi zorluyor uzun uzun betimlemelere yer veriyor, olayları en ince ayrıntısına kadar ele alıyor. Öyle ki bu cümleleri yeri geliyor birkaç defa okumanız gerekebiliyor. Fakat kitabın yarısını okuduğunuzda artık yazarın üslubuna alışıyorsunuz ve kitap sizi içine çekiyor adeta. Dikkatimi çeken bir diğer nokta 1800’lü yıllarda yurtiçinde ve yurtdışında genellikle ahlaki çöküş konusu ele alınmış. Tanzimat dönemi eserlerini okuduysanız veya okursanız demek istediğimi anlarsınız. Evet yazarların görevlerinden biri toplumsal sorunları ele almaktır. Yazar toplumun bir parçası olduğuna göre bir toplum ahlaki çöküşle parçalanırken aile kurumları yıkılırken yazar sessiz kalamaz. Bu nedenle birçok yazar değinmiştir bu tür konulara. Sadakatsizliğin ve müsrifliğin Madame’ la bütünleştiğini ve kendisinin bu olumsuz sıfatların timsali haline geldiği görüyoruz kitapta. Charles Bovary ise sevginin, saflığın, adanmışlığın simgesi... Yeri geldi Charles’ a çok üzüldüm, Madame’ a sinirlendim. Masum evlatlarına acıdım. Öfke, acıma duygusu, heyecan bütün bu hisleri sayfaları çevirdikçe yüreğimde duydum. Eğer klasikleri seviyorsanız kitaplığınızda mutlaka bulunması gereken bir eser.
Edebiyat
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,9bin okunma
Ademden Önce (Before Adam)
8/10
·192 syf.··
2019 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2019 01:02
Dikkat! Spoiler İçerir :) Romanın ana karakteri çocukluğundan itibaren kişilik bölünmesi olarak adlandırdığı iki ayrı hayatı yaşamaktadır. Birinci hayatı günümüzde yaşadığı hayattır. Rüyalarında ise genç dünya dediğimiz insan-orangutan karışımı varlıkların olduğu bir dönemde yaşamaktadır. Bu varlıklar ormanda yaşarlar. Bir kısmı hala ağaçlarda yatıp kalkarken bir kısmı mağaralara yerleşmektedir. Bu insan-orangutan karışımı varlıkların ( Yazar bunları Ahali olarak adlandırır) kıyafetleri yoktur, ayaklarını elleri gibi kullanabilirler, konuşmak için kullandıkları bir dil yoktur seslerle anlaşırlar, bir kısmı mağaralarda bir kısmı ağaçların tepelerinde yaşar, hem etçildirler hem otçuldurlar ve vahşi doğaya karşı mücadele etmektedirler. Ana karakter (Koca Diş) rüyalarında belli bir zaman diliminde yaşamını sürdürmez. Bir gün çocukluğundan bir kesit görür başka bir gün yetişkinlik dönemini görür rüyasında bundan dolayı yaşadığı olayları kendi mantık süzgecinden süzerek bir sıraya koyabilir ancak. Ormandaki hayatından bahseder yabandomuzlarının saldırısından annesinin ve babasının onu himaye edişinden bahseder. Babası bir saldırıdan kısa bir süre sonra bilinmeyen bir nedenden dolayı ölür. Zaten bu yaratıkların çoğu ya kaza sonucu ölmektedirler ya da ateş adamları tarafından avlanmaktadırlar. Ateş adamları ana karakterin türünden biraz farklıdır. Ateş adamlarının fiziksel farklılıkları olmakla birlikte bilişsel olarakta gelişmişlerdir. Babası öldükten sonra Koca Dişin annesi başka bir mahlukatla evlenir. Üvey babasını (Üvey babasının adı Gevezedir) hiç sevmez üvey babası da onu sevmez. Kafasına estikçe onu korkutur döver, annesi araya girer aile içi tartışmalar meydana gelir. Annesi zamanla bu durumdan sıkılır ve bizim yavru insan-orangutan yuvadan atılır. Günlerce ormanda
Felsefe
Adem'den ÖnceJack London · Can Yayınları · 201426,1bin okunma
Eylül
2/10
·287 syf.··
2019 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2019 23:56
Yazar: Mehmet Rauf Karakterler: Suad, Süreyya, Necip, Fatin, Hacer, Beyefendi, Hanımefendi Kitap Hakkındaki Düşüncelerim: Bitmek tükenmek bilmeyen mekân ve hava betimleri beni gerçekten sıktı. Kendimi hava durumu okuyormuşum gibi hissettim. Karakterlerin psikolojileri üzerinde fazlaca durulmuş olması aşırı detay verilmesi de sıkıyor insanı psikolojik romanlardan uzun bir süre uzak duracağım sanırım. Kitabı yıllar önce almıştım tavsiye üzerine. Konusu yasak aşk olan kitapları itici buluyorum. Bu tür kitapların toplumu olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyorum. Kitapta eşini onun bir akrabasıyla aldatan bir kadının yasak aşkı masumane ve yüce gösterilmeye çalışılmış. Güya çok namuslu bir kadın olduğu çünkü adamla sadece manevi anlamda aşk yaşadığını yazar defalarca vurgulamış. Aldatmak partnerinin yanında yapamayacağın davranışları yapmak, sözleri söylemektir. Yani sadece fiziksel aldatmadan bahsedilemez manevi olarak da aldatma söz konusudur. Biriyle beraberken ama ben başkasına aşığım onun için ölüyorum demek saçmalığın daniskasıdır. Ayrıl ne halt yiyorsan ye derler adama. Toplum kurallarına aykırıdır. Bu konu üzerine bir roman yazmanın bunun için zaman harcamanın ve insanların bu kitabı okumasının vakit kaybı olduğunu düşünüyorum. Suad: Sabırlı, Süreyya’ yı kaybetmekten korkan ve onun kendisinden uzaklaşmaması için babasından para alıp yalı kiralamasına yardımcı olan, hayatta kendini ikinci plana atan, çocuğunu kaybetmiş bir anne, iyi niyetli bir kadın. Zamanla Süreyya’ nın ilgisizliğinden dolayı bunalıma girer. Eskisi kadar mutlu bir evliliklerinin olmadığını düşünür. İçten içe Süreyya’ ya kızsa da bu kızgınlığını dile getirmez. Necip Tifo hastalığına yakalanır, iyileşir onu bağ evinde ziyarete giderler. Hanımefendi ve Hacer bir hanım eldiveni sayesinde
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Antik Kitap · 201750,1bin okunma
İki Dirhem Bir Çekirdek
8/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2019 23:46
Kitapta 98 adet deyim incelenmiş bu deyimlerin sözlük anlamları ve nasıl deyim haline geldikleri anlatılmış. Bir günde okudum. Akıcı bir üslupla yazılmış, birkaç tanesinin açıklaması yeterli olmamış daha da karmaşık bir hal almış sanki. Bahsedilen deyimlerin bazılarını günümüzde sık sık kullanıyoruz. Bir kısmı kullanılmamakta. Deyimlerin sadece anlamını değil nasıl ortaya çıktıklarının da anlatılması eğlenceli hale getirmiş kitabı. Tamamen sözlük havasında olmaması güzel bence.
Edebiyat
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,8bin okunma