Yazar: Mehmet Rauf
Karakterler: Suad, Süreyya, Necip, Fatin, Hacer, Beyefendi, Hanımefendi
Kitap Hakkındaki Düşüncelerim: Bitmek tükenmek bilmeyen mekân ve hava betimleri beni gerçekten sıktı. Kendimi hava durumu okuyormuşum gibi hissettim. Karakterlerin psikolojileri üzerinde fazlaca durulmuş olması aşırı detay verilmesi de sıkıyor insanı psikolojik romanlardan uzun bir süre uzak duracağım sanırım. Kitabı yıllar önce almıştım tavsiye üzerine. Konusu yasak aşk olan kitapları itici buluyorum. Bu tür kitapların toplumu olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyorum. Kitapta eşini onun bir akrabasıyla aldatan bir kadının yasak aşkı masumane ve yüce gösterilmeye çalışılmış. Güya çok namuslu bir kadın olduğu çünkü adamla sadece manevi anlamda aşk yaşadığını yazar defalarca vurgulamış. Aldatmak partnerinin yanında yapamayacağın davranışları yapmak, sözleri söylemektir. Yani sadece fiziksel aldatmadan bahsedilemez manevi olarak da aldatma söz konusudur. Biriyle beraberken ama ben başkasına aşığım onun için ölüyorum demek saçmalığın daniskasıdır. Ayrıl ne halt yiyorsan ye derler adama. Toplum kurallarına aykırıdır. Bu konu üzerine bir roman yazmanın bunun için zaman harcamanın ve insanların bu kitabı okumasının vakit kaybı olduğunu düşünüyorum.
Suad: Sabırlı, Süreyya’ yı kaybetmekten korkan ve onun kendisinden uzaklaşmaması için babasından para alıp yalı kiralamasına yardımcı olan, hayatta kendini ikinci plana atan, çocuğunu kaybetmiş bir anne, iyi niyetli bir kadın. Zamanla Süreyya’ nın ilgisizliğinden dolayı bunalıma girer. Eskisi kadar mutlu bir evliliklerinin olmadığını düşünür. İçten içe Süreyya’ ya kızsa da bu kızgınlığını dile getirmez. Necip Tifo hastalığına yakalanır, iyileşir onu bağ evinde ziyarete giderler. Hanımefendi ve Hacer bir hanım eldiveni sayesinde