Yeni boyanmış duvarlar henüz boyanmamış duvarların eski ve cansız görülmesine yol açıyordu. Bazen insanlar da diğer insanların yanında böyle görünürdü. Diğer insanlarla arasına duvar örse de bu, hakkında ne düşündüklerini umursamadığı anlamına gelmezdi.
Afife'nin oyuncu dosyasında ismi Afife Hidayet yazıyordu.
Bu ismi muhafaza etmek mi? Değiştirmek mi? İstersin diye soru yönelttiler kendisine.
Epeydir düşünüyordu bu konuyu Afife. Aklına her geldiğinde, babasıyla yaşadığı tatsız hadiseler de gözünün önüne geldiği için, hep öteliyordu meseleyi. " Sadece Afife olmasını istiyorum " demişti.
Hocasından olmaz yanıtını alınca, "Siz ne düşündünüz efendim?." "Benim aklıma Jale geldi."
Şöyle bir düşündü Afife. Jale'nin manasını biliyordu. "Çiğ damlası" diye söylendi. " O halde Afife Jale olsun efendim." Şüphesiz bir Çiğ damlası gibi düşmüştü. Tiyatro sahnesine İlk Müslüman, Kadın Tiyatro Oyuncu Afife Jale
İşlerimiz iyi gitmiyor diye, tanrıya kızmayalım, demişti. İşlerimiz bizim ve bize benzerlerin küçük sakatlıklarıyla, tesadüflerin ihanetiyle, her zaman bozuk olabilir. Hatta birkaç nesil için bozuk gidebilir. Bu bozulma, bu düzensizlik iç kıymetlerimize karşı vaziyetimizi değiştirmemelidir. İki ayrı şeyi birbirine karıştırırsak çıplak kalırız. Hatta zaferlerimizi bile tanrıdan bilmemeliyiz. Çünkü ihtimallerin cetvelinde mağlubiyetler de vardır.