Seven bir kalp, sevilmese de kolay vazgeçmez. Sevmenin en temel kuralıdır bu;
seven gitmez, gidemez.
Peyami Safa’nın “İyiler kaybetmez, kaybedilir.” deyişi rahatlatıyor biraz beni.
Bir sabah uyandıgimda Nergis’i yanımda göremedim, bir tepenin başındaydık, araya araya aşağıdaki uçurumda olduğunu gördüm. Kendini atmıştı, yuvarlanarak aşağı indim, kayalar, dikenler her yanımı yırttı, sürüne sürüne yanına gittim, hâlâ yaşıyordu ama kollan bacaklar kırıktı, kucağıma koyduğum başı da kandan sırılsıklam olmuştu. Gözlerini açtı, onu gördüğümden beri ilk kez konuştu. "Ben bir insandım abla" dedi, son sözleri de bu oldu zaten, başka bir şey demedi.
Ama adalet yerini bulmadan da dünya dönmeye devam edemez,değil mi? Bu adamlar zengin diye adaletten kaçacaklar mı yani? Ya da onları bu çürümüş adalet sistemine mi teslim edeceğim? Ne demiş Marx: "Sefaleti azaltmadan zenginliği artıran sistemin özünde çürümüş bir şeyler olmalı."