Gülendam Tok

Gülendam Tok
@Gulendamt
"Bizimse hüznümüzün miktarı çok..."
338 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·250 syf.··
2020 13. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2020 10:36
George Orwell... 1984 kitabı ile tanıdım yazarı, sonrasında Hayvan Çiftliğini okudum ki hala aklımdadır: "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir!" cümlesi. Bu yazardan üçüncü kitabım oluyor. İlk ikisinden biraz farklı geldi bana, şöyle ki; Hiç kendinizi yenilemek istediğiniz, yeni başlangıçlar yapmak istediğiniz veya eskiye gitmek istediğiniz oldu mu? Cevap hemen hemen herkeste aynıdır: "Evet, tabiki, olmaz mı hiç..." Doğru mutlaka olur, olmalı da insanî olab da budur belki. Bazen bir parkta oynayan çocuklar size geçmişe götürür bazense aldığınız darbeler yeni başlangıçlara iter ya da hiç olmadık anda gelen o hadi sıkıldım saçımı kestireyim isteği ile gelen değişiklikler... Peki kırkbeş yaşında, iki çocuk babası, evli ve orta gelir düzeyine sahip bir adam olsaydınız? Ve üstüne üstelik eski görüntünüzden uzaklaşmış, kendinize yabancılaşmış, aynalara bakarken garip fikirlere kapılıyorsanız... Bu isteklerinizi nasıl gerçekleştirirdiniz veya ne sizi bu düşüncelere iterdi? Buna da cevap veriyorum: Takma diş böyle sıralayıp okuyunca neticenin buraya varacağını insan düşünmez sanırım, en son akla gelebilecek cevaplardan biri belki de. Ama durum bu bir takma dişe sahip olup kendini yenilediğini düşünen Bay Bowling yeni kararlar alır. Çocukluğunu anlatır, içini döker, yapmak istediklerini -ya da istediğini mi demeliyim bilemedim- yapmak için yola düşer. Sonuç ne mi oldu dersiniz? Okumak, hikayesini ondan dinlemek lazım.
Boğulmamak İçinGeorge Orwell · Can Yayınları · 201510,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·264 syf.··
2018 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2018 01:17
Öncelikle kitap adına anlam veremedim. Biraz araştırınca Türkçede taş kemer, evin temel taşı ve yayla ya da bahçe kulübesi gibi anlamlara geldiğini öğrendim fakat kitap ile bağdaştıramadım bir türlü bir yerlerde bir şeyler eksikti. Okudukça bu mânâsı ile kitap adı yanlış olmuş dedim hatta olmamış dedim. Tekrar baktım kelime Kürtçede intikam, öç anlamına gelmekteymiş ki bu mânâsı ile tabiri caizse cuk oturmuştu. Neden mi? Anlatayım. Öncelikle belirtmek gerekir ki Tol: bir intikam romanıdır. Yeraltı edebiyatının dibine vurmuş, alaca bir kitap. Evet alaca diyorum çünkü okudukça kafanız karışıyor. Diyorsunuz ki bölük bölük okuduğum bütün bu hikayelerde neyin nesi? Şimdi bunca ismi bu hikayenin neresine koyacağım? Bir kişi mi, iki kişi mi yoksa daha fazla mı ya da hepsi aynı kişi mi ana karakter kim? Hikaye tam olarak hangi zamana ait? İşte bunun gibi onlarca soruyu sora sora kitap yarıya geliyor hemen hemen. Sonra diyorsunuz ki tek bir hikaye var. Bir geçmiş bir gelecek arasında mekik dokuyoruz. Anlayıp kavramaya çalışıyoruz. İstanbul'dan Diyarbakır'a uzanan tren yolculuğunda bir çocuk. Kendisini, babasını geçmişini okuyor satır satır. Bir tür yüzleşme. Baba devrimci, zamanının hızlısı, önderi olarak başlıyor hikayeye. Sonrası hüsran. Bütün "yoldaşlar" hayat denen değirmen tarafından öğütülüp kendi yolullarını bulunca, düşüne düşüne ve inandığı davası uğruna hesap kitap yapa yapa kafayı yiyen bir meczup olarak sonuna varıyor hikayenin. Ter temiz bir deli kalıyor elimizde.
TolMurat Uyurkulak · Metis Yayınevi · 20132,465 okunma
Puan vermedi·275 syf.··
2018 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2018 23:55
Olmuş mu olmamış mı karar vermedim... Hak verdiğim yerler olmadı değil. Fakat beklediğim bu değildi sanırım. Kitap adını dikkatte alınca soyut olgular canlanmıştı kafamda. 'Aldatmak' denilince bir karı-koca ilişkisinin ele alınarak insanın ruh halinin ele alınacağını tahmin etmedim yani. Bir kadının hayatını, içine düştüğü çıkmazı ve nihayet çözüme kavuşmasını akıcı bir üslupla kaleme almış yazarımız. Ona diyecek lafım tabiki yok Benim hissetiğim biraz kendi kendime düştüğüm yanılgının hayal kırıklığı diyelim. Olayı ahlaki açıdan değerlendirdim kafamda ara ara. Saçma (!) buldum, bunlar yanlış şeylerdi nihayetinde. Ancak genel çerçeveden bakılıp düşünüldüğünde bu durum içerisinde olan binlerce insan (kadın-erkek fark etmez kitaptan bağımsız bu cümlem) mevcut. Varlık, kusursuz hayat, değişmeyen yaşam döngüsü, bundan sıkılan insanlar, yaşanan mutsuzluk, yeni arayışlar, bu arayışların getirdiği tercihler, yanılgılar, pişmanlıklar ve bir şekilde tatmin olma noktasına ulaşma...
AldatmakPaulo Coelho · Can Yayınları · 20149,4bin okunma
Puan vermedi·103 syf.··
2018 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2018 04:48
Eksik kalan parçayı bulup tamamlamak gibi. Okuyunca bir çocuğun hayatının tüm dönemlerini bir bir izlemiş gibi hissediyor insan. Çok sevdiği çok yakınında olan bir çocuğu farkında olmadan büyütmüş gibi...
Edebiyat
DelifişekJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202133,6bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2018 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2018 20:44
Nasıl bir his biliyor musunuz? Yıllar sonra çocukluğunuzun en güzel yıllarına ait bir ize rastlamak gibi. Bir oyuncak, bir oyun, bir hikaye, bir şeker ya da bunlara benzer şeyler... Uzun zaman önceydi Zeze ile tanışmam. Sonrasında üzerinden çok kitap çok hikaye çok kahraman geçti. Ama o unutulmayanlarda kalmış. Şimdi yıllar sonra Zeze'yi büyümüş bir Şüş olarak görmek işte bütün o çocukluğumun en güzel yıllarına ait şeylerle tekrar kucaklaşmak gibi oldu. Büyümüştü. Kalbini büyütme kendini büyütme hikayesini okumak güzeldi...
Edebiyat
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202342,8bin okunma