Evet dinin, şeriatın ve Kur'an'ın yüzden ziyade tılsımlarını, muammalarını hall ve keşfeden ve en muannid dinsizleri susturup ilzam eden ve mi'rac ve haşr-i cismanî gibi sırf akıldan çok uzak zannedilen Kur'an hakikatlerini en mütemerrid ve en muannid feylesoflara ve zındıklara karşı güneş gibi ispat eden ve onların bir kısmını imana getiren Risale-i Nur eczaları, elbette küre-i arz ve küre-i havaiyeyi kendi ile alâkadar eder ve bu asrı ve istikbali kendi ile meşgul edecek bir hakikat-i Kur'aniyedir ve ehl-i iman elinde bir elmas kılınçtır.
Kurulsa pazarın hiçe gidersin,
Sen zatını âlemde cevher mi sandın.
Yarın ola hayrola derken göçe gidersin,
Sen bu âlemi kendine Kevser mi sandın.
Nice sultanlar geçti, adı kül oldu,
Bir nefeslik canı ebediyet mi sandın.
Omzuna yüklediğin gururdan haberin yok,
Toprağın çağrısını yalan mı sandın.
Niyâzî-i Mısrî