En çok korktuğu şey sonunda gerçekleşmişti:Sarah kanserine dönüşmüştü! Tümörü kendisiydi artık. İnsanlar ona baktıklarında kırk yaşında, zeki, başarılı bir kadın değil; sadece hastalığını görüyorlardı. İnsanların gözünde artık hasta bir avukat değil, avukat bir hastaydı.
“-Bu milletin başında, bir dakika bile olsun bir sultan bırakmak caiz olabilir miydi? Bunu sizden soruyorum!
-Asla!Asla!
-Bu millet, Allah’ın gölgesi, Peygamberin halifesi olduğunu iddia küstahlığında bulunan cahillere, vatanında, vicdanında yer verebilir miydi? Bunu sizden soruyorum!
-Asla ve katiyen!…
-Türk milleti, evlatlarına vereceği terbiyeyi, mektep ve medrese diye iki ayrı müesseseye bırakabilir miydi? Böyle bir terbiyeden, aynı fikirde, aynı zihniyette bir millet yaratmak, abesle uğraşmak olmaz mıydı?