Sanki orada değilmisim gibi oturuyorum masanın başında. Yahut masadaki surahu gibiyim diyelim . Oyle kırmızı kapakli cam surahilerden de degil ha. Bayaa alelade plastik bir surahi . Hatta çatlamış tuvalet masrapasi. Görenlerin "ulan bunun ne isi var burda ?" Diyeceği bir sekilde masanin ortasinda duruyorum. Evet, bu tam olarak benim işte. Ben mecnun çınar ve sürekli yanlış tercihler yaparim .
Zaman donguseldir ve farklu seçimler yapsanda aynı hayatı yaşarsın. Sana verilmiş bir omur vardır. Bu dunyadaki zamanin bellidir . Ve hersey bir denge icindedir. Bizz.. daha doğrusu ben , o dengeyi bozdum . .
Hep kaçtığım, varlığını reddettigim , var diyenlere gulup gectigim o garip tutulmayı yasadim seni ilk gördüğümde.
Anlamam ve bu dumur anindan kurtulmam ise baya zaman aldi . Belki tensel şekilci bir begeni bu sadece . Gececek bir süre sonra baska bir guzeli görünce, diye teselliler verdim beynime. Hayir bu gecici bir korluk durumu sadece , senden baskasini görmemek de ne demek?