Düşünsene, sosyal ve sınıfsal açıdan yükselmek, atmosferden uzaya doğru ilerlemek gibi adeta. Yukarıya doğru gittikçe orada bulunan canlı sayısı azalıyor. Giderek insanlardan,halktan uzaklaşıp uzay boşluğunda kendi yalnızlığına seyahat ediyorsun. İşin hazin tarafı da bunu yapabilmek için kendini parçalarcasına gece gündüz çalışıyorsun. Yaşamın tam içinden yükselip, yaşamın olmadığı yere doğru ilerleyen gönüllü zavallılarmışız gibi hissediyorum bazen.
Gittiğim her yere;girdigim her yeni mecliste,tanıştığım her insanda derinleşiveren tarifsiz bir eziklik duygusunu da üzerimde taşımaktan sıyrılamadığım yıllardı.
Benim doğumum her şeyin düzgün işlediği bir dünyada yapılması beklenmeyen bir gaf gibiydi. Evsizliğimi "ev"li insanlardan korkunç bir sır gibi saklardım.