Behlül ikide birde ortadan kayboluyor ve bütün bu kayboluşlarından sonra aldatılmayı artık kanıksamış ve razı olmuş bir halde (kendisine) gelen Bihter'i daha da küçülmüş, seçkinlerinden daha çok uzaklaşmış olarak buluyordu.
Onu kıskanıyordu; ama kimseden değil, kendisinden, kendisinin yaşlılığından; onun güzelliğinden ve gençliğinden, sözün kısası ona tamamıyla sahip olamamaktan korkunç bir kıskançlık duyuyordu