Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
Servet-i Fünun ve Cumhuriyet dönemi yazarlarından olan Halit Ziya Uşaklıgil'in en bilindik romanıdır sanırım. Kitabın konusunu birçoğumuz biliyoruz o yüzden konuyu es geçerek yazarın üslubuna değinmek istiyorum. Yazarın dili oldukça ağır fakat kitabın konusunu bildiğim için okurken fazla zorlanmadım. Yazarın bir diğer eseri olan Mai ve Siyah'ı okurken ise olukça zorlanmıştım. Romanda bulunan bir çok eski kelime ve bazen bir paragraf uzunluğunda cümleler okumayı zorlaştırıyor. Servet-i Fünun dönemi yazarlarına baktığımızda bir çok yazarının dilinin ağır olduğunu görebiliriz.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 201622,8bin okunma
8/10
·432 syf.··
2020 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2020 01:24
İlk aldatan kadını Tolstoy'un Anna Karenina'sında tanımıştım. İnsanın ruhunda derin izler bırakmasının yanı sıra sadakat ve aşk arasında ikilemde kalındığı takdirde yapılan seçimin her ne olursa olsun insanı tatmin etmeyeceğini gösteriyor. Çok fazla tasvirin yer aldığı kitapta Halid Ziya dönemin yaşam tarzına çok değinmiş ve batı etkisinin de günlük hayata yansımasını çok başarılı yansıtmış. İnsanı biraz sıksa bile okumaya değer edebi eserlerden birisidir.
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 201622,8bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2021 15. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 08:45
Kitabı bitirdikten sonra neden daha dönce okumadım diye sormadan edemedim kendi kendime (çünkü çekilmiş filmi ve dizisi vardı, ezbere biliyorduk konuyu).Ama kitabı okuyunca konunun ekranlara yansıdığı gibi olmadığını gördüm.Geçte olsa iyi ki okumuşum dedigim bir kitap oldu.Fakat şunu söylemeden geçemeyeceğim.Türk klasiklerinde aradığım yayınevini henüz bulamadım.Yayınevleri çogunlukla sadelestirme yaparken anlam bütünlüğünü koruyamıyorlar maalesef.Türk klasiklerinde bugüne dek iki yayınevinden okumalar yaptım.Aradığımı bulana kadar yeni baskılar yeni yayınevleri denemeye devam edeceğim.Bu konuda önerilere açığım.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 201622,8bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2021 23:24
Aşk-ı Memnu, Halid Ziya Uşaklıgil Çoğumuzun bildiği, severek izlediği Aşk-ı Memnu'nun incelemesiyle karşınızdayım. Benim Halid Ziya'dan okuduğum ikinci eser. Mai ve siyah ile karşılaştırmam gerekirse Aşk-ı Memnu harika bir eser. Asla sıkılmıyorsunuz. Gerek karakterleriyle gerek olaylarıyla. Gerçekten de roman türünün artık edebiyatımıza yerleştiğini anlıyorsunuz. Diziyle olay örgüsü genel olarak paralel gitmiş. Tabi dizide daha fazla olay var o ayrı. Kitabı okudukça Behlül, Bihter, Firdevs Hanım, Nihal, Adnan Bey hep gözünüzün önüne geliyor. Nihal'le Bihter'in savaşına tanık olmak çok zevk vericiydi. Sadece şöyle bir eleştiri yapabilirim. O da kitabın sonundaki sahne daha etkileyici olabilirdi. TV deki olay çok fazla etkileyiciydi. İnsan ister istemez orayla karşılastırıyor . Genel olarak çok beğendiğim bir kitap oldu.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 201622,8bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2023 13:11
18. yüzyıl ve 19. yüzyıl romanlarının baş ve yan kadın karakterleri cemiyet içerisinde yükselişlerini daima varlıklı ve nüfuzlu bir erkeğin himayesine girerek gerçekleştirir. Esasında bu hal, cemiyetin kadına biçtiği rolün bağlamında bizzat cemiyetin arzusudur. Kadın, kendinden beklenen bu yükseliş doğrultusunda eğitilirdi. Kadının eğitimi, biçki-dikiş, nakış, ev ekonomisi(mutfak), resim, dans, müzik ve aile ve cemiyetin müsaade ettiği romanları okuduğu bir eğitime tabii tutulmak şeklinde idi. Ve bu eğitimlerin yegane amacı bir erkeğe iyi bir eş olmaktı.İşte bu sebeple Madam Bovary ile başlayan ataerkiye bir başkaldırıdır. Madam Bovary ile kadın, eşini kendi seçerek cemiyet töresinde bir devrim yaptı. Kadını sadece bir erkeğin onuru olarak, eşi olarak gören cemiyet sistemine karşı durdu ve cemiyetin kadınları gerçek manası ile görmesini sağladı. Madam Bovary, Anna Karenina ve Bihter nihai olarak kadını yok sayan bir cemiyet sistemine karşı kendi mevcudiyetlerini, ortadan kaldırarak bir edebi protesto gerçekleştirdiler. Aşk-ı Memnu Halid Ziya Uşaklıgil
Roman
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 201622,8bin okunma
8/10
·432 syf.··
2019 7. kitabı
Aşk-ı Memnu, Halit Ziya’nın en önemli, Türk edebiyatının da ilk büyük romanı ve mihenk taşı kabul edilir. Kurgusu ve olay örgüsü son derece başarılı ve sürükleyici olan eserde (herkesin bildiği üzere) hızlı bir kararla yapılmış bir evlilik ile eş seçimi doğru yapılmadığı takdirde kişinin kendisini ve çevresindekileri sürükleyebileceği felaketler konu edilmektedir. Uşaklıgil tüm karakterlerin ruh hallerini ve düşünüş biçimlerini çok özenli ve detaylı bir biçimde irdelemiştir. İzlediklerimizin aksine daha çok elektra kompleksinden muzdarip Nihal karakteri üzerinden okuduğumuz bu romanda da yazarın “nefis” diye tanımladığı fakat bir yanıyla hor görmekten de geri durmadığı anti-kahramanımız Bihter, Emma Bovary ve Anna Karenina örneklerinde olduğu gibi yine yasak aşkının bedelini tek başına ödemiştir. 1900’lerin zengin ve seçkin zümresinin yaşayış biçimlerini, Batı’ya özellikle Fransa’ya duyulan hayranlığın ev yaşantılarına, giyim- kuşama yansıyışını da arka fonda rahatlıkla izlediğimiz eser aynı zamanda İstanbul’un eski güzide semtlerinde gezip boğaz havasını, çam ormanlarının kokusunu içimize çekmemize de vesile olur.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 201622,8bin okunma
7/10
·432 syf.··
2025 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 00:01
Spoi içerir! Dizisini daha önce hiç izlemedim, sadece sağdan soldan duyduğum birkaç şeyle kitabı okumaya başladım. Bazı yerler gereksiz fazla anlatılmış ancak genel olarak güzel ve akıcı. Bihter hep kötü diye anılıyor ancak Behlül bana göre ondan da beter. Hayatından herkes geçmiş. Bihteri(yengesi, başrol) yoldan çıkarmaya çalışıyor. Ondan önce Peyker'e (Bihter'in ablası) ona sulanıyor ve Firdevs Hanım'a (Bihter'in annesi) şakayla karışık sulanıyor. Bihter'i yabancı bir kızla aldatıyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi Bihter olayları açıklamasaydı Nihal( kuzeni) ile evlenicekti. Peyker'in Behlül'e yüz vermemesini çok beğendim. Kitabın sonunda keşke Bekir ile Nihal evlenseydi. Adnan Bey (Nihal'in babası) çok şükür en sonunda hatasını fark edip Matmazel de Courton ve Şakire Hanım'ı geri işe alıyor.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 201622,8bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2019 1. kitabı
Bence insan halk için değil nefsi için yaşamalı! Erkekler yaşamak için evlenmelidirler. Nihayet erkeklerin hayatında bir saat çalar ki bütün o gelip geçici sevdaları bırakarak hayatta Saadet’i bir genç kızın ellerinde aramak zamanını ihtar eder (hatırlar).
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 201622,8bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2015 124. kitabı
Aşk-ı Memnu'nun romanını da okudum, dizisini de izledim. İnsanlar orada bölünmüş aile yapısını, amcasını aldatan bir yeğeni, eşini aldatan bir kadını görüyor. Hatta daha da ileri giderek Behlül'ü Bihter'in baştan çıkardığını söylüyorlar. Halbuki hikaye, toplumun kadına bakış açısını muhteşem bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Gelin bir de hikayeye şu açıdan bakın: 50 yaşlarında bir adam, kendi kızından yalnızca birkaç yaş büyük bir kızla evleniyor. Öyle bir zamanlama ki hem kızın babasının ölümünden kısa bir süre sonra hem de kız, annesinin babasına olan ihanetinden ötürü annesinden nefret ederken, onu suçlarken.. Çok manidar değil mi? Adnan Bey, kızı yaşında bir kıza göz dikmenin bedelini ödedi, kızın en zayıf anında, bir baba figürüne en çok ihtiyaç duyduğu anda ondan faydalandı. Ama insanlar bunu tamamen göz ardı etti ve Bihter'i suçladı. Bihter, Behlül'den uzun süre kaçmaya çalıştı, reddetti. Behlül sürekli hep bir şekilde üzerine gitti. Dediler ki "Bihter'in bu davranışı Behlül'ü ayartmak içindi." Ama Bihter geri durmasaydı, yine kötü kadın gözüyle bakacaklardı, nitekim baktılar da. "Adnan'la evlenmeseydi" diyeceksiniz, kız babasının, annesinin ihaneti yüzünden öldüğünü düşünüyor ve ondan nefret ediyor. Adnan'la evlenmeseydi nefret ettiği, dahası sızlanmaktan başka bir iş yapmayan bir kadınla aynı evde yaşamaya mahkum kalacaktı, dahası kalan borçlar için annesinin utanmadan babasını suçlamasını duyarak yaşayacaktı. Adnan'la evlenmek onun için bir çıkış oldu. Ama hayır, toplumun gözünde suç olan bu, bir adamın kızı yaşında kadına göz dikmesi değil! Olanların vicdan azabını, hayal kırıklığını, acısını Bihter tek başına üstlendi. Adnan mutluydu, Behlül mutluydu, umursamadan devam ettiler ama Bihter öldü ve şimdi hala bir şekilde Bihter'i suçluyorlar. Çünkü suçlu
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,8bin okunma
DİZİSİ YÜZÜNDEN HARCANAN KİTAP!!!
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 21:46
Herkese selamlar kitap dostlarım… Yıllardır dizisinden dolayı önyargıyla yaklaşıp okumayı ertelediğim, fakat okuyunca tıpkı tahmin ettiğim gibi dizinin tam tersine çok derin bir içeriğe sahip olduğunu gördüğüm kitabın incelemesini yapacağım. Baştan söyleyeyim bu incelememde dizi kitap karşılaştırması çok olacak çünkü dizinin bu denli kitabın önüne geçmiş olması beni aşırı derece irite ediyor. Dolayısıyla bir edebiyatsever olarak bunu boynumun borcu olarak görüyorum. Kitaba geçmeden önce çok dolu olduğum iki konudan bahsetmek istiyorum. Birincisi; muhteşem edebi eserlerimizin reytinglere kurban edilmesi… Dev yazarlarımızın emek emek yazdıkları; alt metinde psikolojik, sosyolojik, tarihi, edebi, kurgusal, sanatsal ve daha bir sürü derin konuların işlendiği başyapıtları alıp; tamamen yüzeysel, ahlaksızlığı aşk diye gösterip güzelleyen, toplumun ahlaki değerlerine dinamit yerleştiren, ve bunları yapabilmek için kitaptaki birçok şeyi değiştiren ( farklılardan bahsedeceğim birazdan ) dizi sektörümüze buradan isyan etmek istiyorum! Lütfen elinizi bu değerlerimizden çekin artık! Ya kitaplara tamamen sadık kalıp onlarla oynamayın, ya da kitapları dizilere uyarlamaktan vazgeçin! Ve bu dizileri izleyip üstüne fanatiği olan, karakterlere gıyabi cenaze töreni kılacak kadar ileri giden izleyiciler! Artık uyanın, evlerimizin salonlarına kadar girip ahlaksızlığı, ensest ilişkileri, mafyatik tipleri normalleştiren, çocuklarımızın zihnine bebekliğinden itibaren bunları empoze eden bu işleri izlemeye ve savunmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Dolu olduğum ikinci konu ise şu: Kitabın 1K’daki incelemelerine baktım ve şok oldum… En çok etkileşim alan incelemelerin birçoğu diziyi yorumlamış, kitap ile alakası yok. Bildiğiniz kitabı okumadan dizi üzerinden kitap incelemesi yapmışlar!
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,8bin okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.