.... Ve sen, kendin için dünyadaki en önemli insansın. Öyle olmalısın! Aksi halde yaşadığın hayat senin hayatın olmaz, - mış gibi bir hayat sürersin. Bu yüzden "benim hayatım" diyebilmen, "Yaşadım" diyebilmen için her zaman, bu durumda olduğu gibi kimsenin bilmediği bir koşulda dahi, sen kendin için doğru olanı, adil olanı yapmalısın.
Hiçbir gerçek, bir sevdiğimizi kaybettiğimiz zaman duyduğumuz kederi gideremez.Hiçbir gerçek, hiçbir samimiyet, hiçbir güç, hiçbir nezaket bu acıyı geçiremiyor. Tek yapabileceğimiz şey, üzüntüyü sonuna dek yaşamak ve sonunda bundan bir şey öğrenmek, ama ne öğrenirsek öğrenelim, bir sonraki beklenmedik üzüntüde bir yardımı olmuyor.
Burada olduğumuz sürece başkalarına acı vermiyoruz ve başkaları da bizi üzmüyor, çünkü hepimiz sorunlu olduğumuzu biliyoruz. Bulunduğumuz yer dış dünyadan tümüyle farklı. Dışarıda insanların çoğu, kaçıklığının bilincinde olmadan yaşıyor. Ama bizim dünyamızda bulunmak için bu çarpıklık gereken önkoşul. Biz onu gururla sergiliyor, bir Kızılderili'nin hangi kabileden olduğunu belirten tüylerini sergilemesi gibi. Ve karşılıklı birbirimizi incitmemek için de kendi halimizde sessizce yaşayıp gidiyoruz.