Hiçbir şey bilmeyen hiçbir şeyi sevmez. Hiçbir şey yapamıyan, hiçbir şey anlamaz. Hiçbir şey anlamıyan, değersizdir. Oysa anlayan kişi aynı zamanda
sever, farkına varır, görür... Bir şeyin aslında, ne kadar
bilgi varsa daha fazla sevgi vardır... Tüm yemişlerin böğürtlenlerle aynı zamanda olgunlaştığını düşleyen
kişi üzümlere ilişkin birşey bilmiyor demektir...PARACELSUS
Yine her paragrafından buraya not düşmek istediğim kitaplardan bir tanesi.Sevgiyi varoluşsal boyutuyla ele alan,ama kitabın önsözünde sevme sanatına dair hazır bilgiye ulaşmak isteyen varsa çok da şeyetmeyin bulamazsınız diyor ;) Şaka bir tarafa kitapta sevgiye,olgun sevgi ve sevginin olgunlaşmasına dair verdiği bilgilerin okuyucu tarafından sindirilerek,emek verilerek alınmasını,uygulanmasını istiyor sanırım...Çok da haklı olacak ki her sayfası alıntı yapılıp sonradan dönüp dönüp tekrar okunacak nitelikte...Sevginin 5 çeşidine değiniyor From.Ve bunlar arasında sevginin nasıl olması gerektiği bir sanat gibi emek verilmesi gerektiğine de vurgu yapıyor.Alıntılarda bahsetmiştim Semih KAPLANOĞLU'nun ''Yusuf Üçlemesi(Süt,Bal,Yumurta)'' filmine de ilham kaynağı olduğunu düşündüm okuyunca...kendimizi,duygularımızı,toplum olarak mutsuzluğumuz ve doyumsuzluk noktalarında doğru soruları içimize yöneltebiliyor...Sadece dikkatimi çeken ufak bir eleştiri(yusuf Üçlemesi ne ilham olduğunu düşündüğüm nokta;)sanırım anne çocuk sevgisini daha çok erkek çocuk üzerinden giderek yapmış...Okunması ve dönüp dolaşıp ikinci defa okunması gereken hemencecik biten bir kitap(benim okuma sürem uzadı bakmayın)Okumak isteyen herkese Sevgi dolu okumalar:)