Kader, göğsümde çatlayan bir ayna gibi,
Her adımda biraz daha buğulanır sessizce.
Bir fırtına olur, savurur beni göğe,
Ben uçurtmayım, ipim kopuk, yönüm gizlice.
Yoluma yazılmış kader, eski bir defter sanki,
Sayfaları çevrilir ben dokunmadan.
Bazen mürekkepsiz bir harf olur adım,
Okunur ama silinir zamandan.
Kader, geceye bırakılmış bir kilit gibi,
Anahtarı bende mi, karanlıkta mı bilmem.
Bir masal olur, sonu baştan söylenmiş,
Hem anlatırım onu, hem de dinlerim içimden.
Hakan Öztürk