"Bu oğlanı ben mi doğurdum, senin kardeşin olsun? Söyle bakalım, nerden kardeşin oluyormuş? Bu oğlandan daha iyisini mi bulacaksın? Baksana şuna! Çok efendi çocuğa benziyor. Ayrıca kaşlı gözlü, boylu poslu..."
"Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir. Ama öylesi pek bulunmuyor."
İnsan soyu zayıf, kırılgan, ölümlü, her türlü hastalığa, kazaya, acıya açık ama kendini avutarak yaşıyor, bunları unutuyor. İşte
anahtar kelime bu; hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak.
Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.”