Uzun zaman önce aldığım bu kitabı okumak şimdiye nasip oldu. Her nasip vaktine esir derler ya aynen öyle bir durum. Elime aldığım anda su gibi aktı kitap. Evet akıcı ve anlaşılır bir dili vardı ama konu içten içe elimde olmadan beni rahatsız etti. Bunu engelleyemedim. Mimar Sinan ikinci evliliğini yapmış karısı ile hoş bir iletisimi olan evli bir adamdır ta ki Cihan hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah'ı görene kadar. Mihrimah 17 yaşındadır. Mimar Sinan dönemin en iyi mimarıdır yaptığı eserler dilden dile dolaşmakta sarayda Kanuni'nin bünyesinde görevini yapmaktadır .
Fakat Mihrimah'ı gördüğü andan itibaren durumlar değişir . Kıza aşık olur . Sürekli onu görmek için fırsatlar yaratır. Hâl böyleyken ev düzeni de yerle bir olur. Eşi suskunlaşır hayata küser.
Beni rahatsız etti çünkü bu da bana göre bir pedofili örneğiydi. 50 yaşında saçları ağarmış bir adamın 17 yaşındaki kıza aşk duymasini fazla yadırgadım. Eşine yaşattığı olumsuzluklar, Mihrimah'a alalen talip olması diyorum ya rahatsız etti.
Sonra Mihrimah'in evlenmesiyle aşkını yaptığı eserlerde görmesini isteyen Mimar Sinan Edirnekapı da Sultanahmet de şehrin bir çok yerinde yaptığı eserleri Mihrimah'a ithaf etti . Böyle sevilmek elbette ki herkesin isteyeceği bir şey .. Bazen yanlış zaman yanlış insandır ya hani , Mimar Sinan'ın yaşadığı hissettiği bu uçsuz bucaksız duygu yaptığı camiler de , kervansaraylar da ve mihr-mah ( ay ve güneş )i simgeleyen ebedi eserler de hâlâ o duyguları canlı tutmaya devam ediyor..
Keyifli okumalar