mezarında sarı nergisler
köklendikçe annenin yüreğine tüneyecek
Bilmem dostum ölünce
ne yapmalı
Fotoğraflarda hala güler yüzün
Fakat duvarlar hatırlatır
yankısını çığlıklarının
Çektiğin acı kor gibi içimde.
sadece senin bildiğin hikayeleri
artık anlatacak kimse yok
küçükken tırmandığımız dut ağacı
kaydığımız buzlu yol
hala yerinde
yakar top hala oynanır sokaklarda
oyuncak evin kilerde hala
Aydos ormanı ve sahil
hala yerinde
sen yoksun
bilmem kardeşim
dostum ölünce ne yapmalı
Kendini zayıf hissettiği bir anda söz vermiş olduğu için öfkelendi. Utancı bir yara gibi içini yaktı. O yaşamında bir erkeği arzulamamıştı, onun acımasız, zorlayıcı güzünden hep ürkmüştü.