Bu eserde:
“Sevgi” nin: En vahşi, hastalıklı, acımasız, delice, düşüncesiz, ürkütücü , her kötülüğü yaptıracak bir güç ve hak olarak görüldüğü (olağan dışı) psikolojik açıdan oldukça etkileyici bir şekilde işlenmiştir...
"Kin, Nefret, İntikam": Bu duyguların en aşırı yönleri, kime yakışır, kime yakışmaz, insanların sınıflandırılması, kitap okumanın bile yakışık ve yakışıksız halleri (kişilerin statüsüne göre) ayrıca kitap okumanın sınıfsal bir ayrıcalık oluşu, daha kötüsü sınıflandırmanın sonucu olarak kitap okumanın, öğrenmeye çalışmanın "üst sınıflar" tarafından alay, küçümseme ve hakir görülmesine sebep oluşu en ince ayrıntısına kadar işlenmiştir...
"Dini kitapların" dahi bu duygulara göre şekil alması ve şekil vermesi için kullanılması çok ilginç! Üzücü...
"İntikam" duygusunun aşktan, sevgiden, barıştan ve kendi mutluluğundan daha etkili olduğu...
"Tutku": Heatliff ‘ in 'tutkusu ve sonucu'
romanın başından sonuna kadar kesintisiz bir şekilde işlenmiştir. Bu hastalıklı tutku karşında artık gücü kalmayıp pes etmesi ya da bu hastalığın esareti sonucunda iradesini tamamen kaybetmesiyle mutlu sona eriştiği hissetirlmştir.
İnsanın iç bünyesinde mevcut bulunan hayvanlık ile insanlık vasıfları, ayrı ayrı yaratılmış değildir. Hakikatte, yaratılış kanunlarının, öz varlığa bitişik yarattığı bu iki unsuru dengelemek insanın elindedir. Eğer insanlıkla hayvanlık tarafının dengesi birbirinin aleyhinde bozulursa, ya insani ya da hayvani değerlerin tezahürüne şahit olunmaktadır. Yani insan şahsiyetinin oluşumu, bu iki unsur arasında kurulacak olan dengenin derecesine bağlıdır. Bunlardan birinin kuvvetlenmesi halinde diğer taraf kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.