Babam gülümsemeye çalışırken birden durdu, yine ağlamaya başladı. Elimi omzuna attım, azgın dalgaların kayalıklara attığı iki sandaldık o anda, “üzülme baba, alt tarafı ev, alt tarafı beton parçası ya. Çalışır eder tekrar alırız bir ev daha.”
“Ona üzülmüyorum ki ben her ay taksitleri ödedik de ne oldu, keşke seni ağlatmasaydık. Keşke o akülü arabayı sana alsaydık.”
Ne zaman deprem haberi duysam aklıma çocukluğumda alınmayan akülü araba geliyor. Babamın maaşına denk geliyormuş parası, evin taksiti varmış, alınamazmış.
Şimdi düşünüyorum da taksitleri ödediler de ne oldu, taksitler bitti, ertesi ay deprem oldu ev yıkıldı.
Şimdi düşünüyorum, kaç yıl sonra, alkol, sigara... fark etmez, ne kadar yitik, hayatınızın hangi döneminde olduğunuz da fark etmez, hepsi geçer gider, karanlığın kalbiyse her zaman orada kalır, atmaya devam eder, duyması gerekenler için.