...O esir. Her gün yaşlanmaya, her gün kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirmeye esir. Her gün gelişen her gün büyüyen, tüm çağlara varan bağımsızlığın, nesnelere dayanmayan bir özgürlüğün mutluluğuna hiç varamayacak. Ana dili bile gelişmemiş. Düşünceleri, insan varoluşunun gerçeğini kavramaya yeterli değil...
Saramago'nun eşsiz kaleminden yine harika bir roman. Yazarın ölümünden önce yazdığı son ve bir çok tartışmalara yol açan romanı. Kitap kısaca Adem ile Havva'nın oğlu kardeş katili Kabil'in zaman ve mekan kavramlarını alt üst ederek çıktığı yolculuğu anlatmakta. Körlük kadar olmasa da beni gerçekten etkiledi. Saramago'nun kalemini sevenlere kesinlikle tavsiyemdir. Fakat Saramago okumaya Körlük ile başlamak gerektiğini düşünmekteyim.
"...hayatta neden ve niçin olduğu bilmeden çocuk yapmaktan başka hedef olmaması pek üzücü. Nihai bir hedefe, son nedene inananlar, soyu sürdürmek için derler; oysa ki bu soyların ne olacağına dair hiçbir fikirleri yoktur ve ve sanki evrenin biricik ve nihai umuduymuş gibi soyun neden sürmesi gerektiği sorusunu kendinilerine hiç sormamışlardır."
Gözyaşlarını bağrışmaları, bir anda parlayıp çabucak sözünü veren karşılıklı eziyetleri o kadar sık görüyordum ki alışmıştım artık; beni gittikçe daha az heyecanlandırıyor yüreğime gittikçe daha az dokunuyorlardı.