Bu köke sahip olanlar hiçbir zaman yalnız kalmazlar. Şehir kalabalığını birlikte olmak zanneden kentlilerin tersine "yalnız" ol-makla "tek başına" olmak arasında bir nitelik farkı vardır:
Heidegger'e göre Batı düşüncesi Eflatun'dan bu yana Varlık sorusunu unutmuş ve onun yerine bilgi, bilim, özne, nesne, cevher, dünya gibi ikincil kavramları ikame etmeye çalışarak yüzlerce yıl devam eden büyük bir yanılsamanın içine savrulmuştur
Barışı sağlamak için müzikten faydalanmak çok
güzel bir fikir Daniel Mason
Yazarla masada ikinci
buluşmamız,ilk Kış Askeri 'ni okumuştum, yazım dilini , konuları okuru yormayan sade bir dille kaleme alıyor keyifle ilgiyle okunuyor..
1886 yılında Londra'dan Burma (Myanmar) ormanlarına uzanan bir müzik, savaş ve sömürgecilik hikâyesidir. Roman, sıra dışı bir görev için hayatı değişen piyano akortçusu Edgar Drake'in merkezinde şekillenir.Kitabın ana hatları şöyledir:
Sıradışı Görev: Londra'da sakin bir hayat süren piyano akortçusu Edgar Drake, İngiliz Savaş Bakanlığı'ndan çok gizli ve tuhaf bir görev alır. Bakanlık, Burma'nın ücra köşelerinde görev yapan Cerrah Binbaşı Anthony Carroll'ın nadir bulunan Erard marka kuyruklu piyanosunu akort etmesi için onu görevlendirir.
Eğer Doktor Carroll böyle bir yere müzik götürmenin barışı erkene alacağına gerçekten inanıyorsa umut ediyorum ki elde edeceği barışı korumaya yetecek kadar tüfekli askeri de getirecektir." S:22
Karısını ve huzurlu hayatını geride bırakarak, Burma ormanlarındaki ücra bir karakola gönderilir
Gizemli Piyano ve Doktor: Görevin amacı, İngiliz İmparatorluğu için büyük önemi olan çok nadir bir Erard marka piyanonun akort edilmesidir Piyano Akordçusu - Daniel Mason İncelemesi ve Yorumu. Piyanoyu bölgede görev yapan, barışı sağlama konusundaki enteresan yöntemleri şüphe çeken Dr. Carroll adında esrarengiz bir doktor kullanmaktadır
Piyano Akortçusu sadece bir yolculuk ve dönemin sömürgecilik atmosferini yansıtmakla kalmaz; Edgar'ın tropik iklimde piyano tellerinin gerginliğiyle uğraşırken kendi iç dünyasını, sanatını ve insan ilişkilerini sorguladığı derin bir kendini keşif sürecini işler
bir sanatçının “başarısızlık” portresini olduğu kadar müzik ve aşktaki nihai güzelliğin peşinden koşmayı da anlatıyor..
Yere serildi, altına bir sıcaklık yayıldı, dönüp artık görebildiği güneşe baktı. Yıllardan 1887’ydi ve tarihte yazılanlara göre o yıl Shan Platosu'nda korkunç bir kuraklık yaşanmıştı. Eğer yağmurlardan, Mae Lwinden ya da bir piyano akortçusundan bahsedilmiyorsa bunun da sebebi budur. Hepsi gelmiş, yok olmuş ve toprak bir kez daha kurumuştu.”