Hanife Kara

‘Çukurova’da çok insan, dağlarda çok insan, dünyada çok insan, az ağa var. Niye öyleyse ağaların başına kartallar gibi çokuşmuyorlar? Çokuşunca ne olacak, diye soruyor Memed. Bin başlı evran, bir ulu bulut… Bir kılıç bin başlı evranı kesiyor, durmadan kesiyor, kılıç eskiyor, yoruluyor, evranın başı kesildikçe daha çoğalıyor.’
Sayfa 203·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
‘ Ben! Çocukları sevdim yaşadım. Dünyaya alışmadım Kuru güller gibi yersiz ve inceydim biraz. Hep bunu duydum. Bunu yaşadım.’
Şiir
‘İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan,şu şeker kamışlarından, Bebe dişlerinden, güneşlerden, yaban otlarından, Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım’
Şiir
‘…Dokunaklıdır varlığında sızlayan vakitler Tavırlarında kısık bir ses Sen bilirsin mutlaka, kimi uyandırır ölüm?’
Sayfa 73·Kitabı okudu
‘Hallac-ı Mansur’a atfedilen bir söz var, “Cehennem acı çektiğinizi kimsenin duymadığı yerdir” diyor. Yalnızlar seslerini kolay kolay duyuramazlar, içlerindeki o çöl sıcağı gibi kavurucu acıyı, dilsiz dudaksız gezdirirler.’
Sayfa 64·Kitabı okudu
Yalnızlık