Şehirlerarası konuşma için önce 03 aranırdı, 03 uzun uzun çalar sonunda telefon açılır, 03 şehirlerarası buyrun, derdi. İşte o an telefon yazdırılırdı. Sonra ne olurdu saatler geçer, yazdıran şahıs telefonu unutur, gece olur, uyurdu, aniden gecenin yarısında telefon çalar, Ankara hazır, görüşmek istiyor musunuz, sabahın 4'ünde görüşmenin bir anlamı kalmadığı için ikindiye doğru Ankara yazdırmış şahıs sertçe Hayır, der telefonu memurenin suratına kapatırdı.
Dede'nin elbise dolabı üç bölmeyi. Soldaki dar bölme açılınca odaya bir kafuru kokusu yayıldı. Dolabın içi sandık kokuyordu, bekletilmişlik, eldeğmemişlik...