Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve nihayet Muhammed aleyhisselâm, gerçek dinin toplumlarını kurmuşlardır. Burdaki dini dar anlamda sadece inançlar topluluğu olarak görmek yanlıştır. Din, insan ve toplumun bütün hayat fenomenlerini insana bağışlanmış özgürlük sınırlarını da zedelemeden düzenleyen ve yöneten ilâhî düzendir. Eskimez, aşınmaz ve yıpranmaz bir özü vardır. Eskiyen veya değişen, anlamını yitiren din değil, zaman zaman insanın ve toplumların dini kendi duygu, düşünce ve davranışlarına geçirdikten sonra soyutlaştırmaya veya abartmaya uğrattıkları oluşlardır. İnsanın ve toplumun din yo- rumları, kavrayış ve uygulayışları eskiyebilir, fakat din eskimez. Bu türlü eskime ve sapma, değişme hallerinde tekrar dinin saf kaynağına dönmek, eskime bilmez vahiy bütünlerine, Kutsal Kitab'a başvurmak, onunla yeniden taze duygu, düşünce ve davranış bağı kurmak gereklidir. Dinde yenilenmenin anlamı ancak budur. Dinin dirilişi, insanda ve toplumda eskiyen duygu, düşünce ve davranışları dinin özüyle temasa getirerek tazelemek, yıkamak, arıtmak ve yenilemek anlamından başka bir anlama gelmez.
| Sezai Karakoç, Çağ Ve İlham l (Metafizik Gerilim Şartı), Diriliş Yayınları, 12. Baskı: İstanbul - Mart 2021, s. 55.