İsyan, iradenin kendi içinde bulunduğu şartlara boyun eğmeyip, bir baş kaldırması olmak bakımından hareket (action)'tir. Duşünce ve inanç da harekettir; hatta bilgi harekettir, çünkü, sujenin objeye (benliğin eşyaya) aktif şekilde katılması, onu kendisine maletmesi anlamında, o da hareket olmaktadır. Hürriyet harekettir; çünkü hürriyet, insanın kendi eliyle eşyayı ve kendisini değiştirmesi demektir. Hareket olmadan bu değişim mümkün değildir. İşte bütün bunların çerçevesinde ve en az bunlar kadar isyan harekettir. Topçu'ya göre, insanın ferdiyetini ortadan kaldıran herşey iradenin esareti anlamına gelir. Bu anlamda kendi tabiatımız, kibir ve gururumuz, bizi hareketsiz kılan sosyal dayanışma, bizim kendine körükörüne itaatimizi isteyen toplum, hepsi de bizi esir eden kuvvetlerdir. İrade, bütün bunlarla mücadele etmek için, âdeta kendi başına yetersizdir. İrade, bu yetersizliğine son vermek için, ferdiyeti kurban etmeyecek şekilde, çevresinde halka halka gelişen otoriteyi istiyor. Bu zincirin ilk halkasında aile, son halkasında ise mutlak otoriteden ibaret ilâhî iradeye iştirak vardır.
| Nurettin Topçu, İsyan Ahlâkı, Dergâh Yayınları, 4. Baskı: Kasım 2006, s. 21.