Stoacılar hep ölümün çok yakın olduğunu düşünmek gerektiğini söylediler; ama bu, ölmeye hazırlık yapmaktan çok yaşamın değerini anlamak içindi. Marcus Aurelius örneğin bir Stoacı olarak şöyle diyordu: Her eylemi, sanki son eylemmiş gibi tamamlamak ve hatta her günü sanki son günmüş gibi yaşamak gerekir. Burada önemli olan, yaşanılan anın sonsuz bir değerinin olduğunun, çünkü ölüm tarafından belki de kesileceğinin farkına varılmasıdır ve ölüm gelmediği sürece hayatın son derece yoğun bir şekilde yaşanmasıdır.