Baba eve geliyor ve görüyor ki TV kumandası kırılmış. " Kim kırdı bunu?" diye soruyor. Çocukların ikiside "Ben kırmadım." diyor.
Baba tekrar sorunca, çocuklar birbirini suçluyor. Neden?
Çünkü baba, kızmak için bir suçlu arıyor. Bunu gören çocuklar da aynı baba gibi suçlu arıyor ve birbirlerini suçluyor. Baba da birbirinizi suçlamayın diye kızıyor. Aslında çocuklar suçlamayı babadan öğreniyor.
Aileler çocuklarını doğru tavsiyeler verse de çoğu zaman farkında olmadan öğretmek istediği davranışların tam tersini kendileri yapar.
Çocuklarda söylemlerden değil, davranışlardan öğrendiği için, ailenin istemediği şeyleri öğrenebilir.
Onun için anne baba olmak aslında çocuğu değil, kendini yönetme sanatıdır...
Özgür Bolat
"Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne
Tükür yüzüne cellâdın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni."
Yaşıyoruz, çünkü umut edebiliyoruz. Umut onca derdin arasında: “Bu da geçer ya Hu!” diyebilmektir. Sabredersen yarın daha güzel bir gün olabilir. Koca bir karanlığı aydınlatmaya bir mum yeter!