Sanki içinden bütün hayatı kemiklerini kıran bir ıstırap arasında mengenelerle çekiliyormuş gibi kollarını kıvırdı, başını tuttu, şimdi kalbinde galeyana gelen canavar kıskançlığıyla kudurgan bir ümitsizlik içinde kendisini yatağa attı, orada yüzükoyun, bağırmamak için yastıkları ezerek, yorganları parçalamak isteyerek kıvrandı...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fakat nerelere düşmez ki tutku ve intikam?
Alçalmak zorundadır arzu sahibi,
Nasıl gezdiyse yükseklerde; maruz kalır eninde sonunda
En aşağılık şeylere...
Zaman aralığı, zihinde garip ve çelişkili bir meseledir. Rutin ya da olaysız geçen bir sürenin insana bitmez tükenmez geleceğini varsaymak mantıklıdır. Öyle olması gerekir ama değildir. Asıl sıkıcı ve olaysız zamanlar şıp diye geçer. İlgiyle renklenmiş, trajediyle yaralanmış, sevinçle bölünmüş zamanlar ise hatırada uzun görünen sürelerdir. Düşünülürse öyle de olması gerekir. Olaysızlığın direği yoktur ki üzerine bir süre asabilesiniz. Hiçbir şeyden hiçbir şeye geçen zaman sıfırdır.