Hayata 1 Yorum

Hayata 1 Yorum
@Hayata1Yorum
Mutlu İnsan Huzurlu Toplum siyasetçilerin değil, sokakta birbirine tebessüm ederek yaşayanların eseri olacaktır #Hayata1Yorum Bir Toplum Senfonisi, Bir Sosyal Etkinlik. Bir tepki, bir istek, bir haykırış.
Reklam
Resmi tarihler yanıltıcı olabilecek genellemelere eğilimlidirler. Örneğin, Türkiye’de, Mütareke dönemi boyunca birbirini izleyen bütün Osmanlı Hükümetleri’nin ve Sultan Vahdettin’in düşmanla işbirliği yaptıkları ve Müttefikler’in Padişah’ı sürekli destekledikleri şeklinde yanlış bir tablo ortaya çıkmıştır. Mütareke sırasında İstanbul’un tarihi, sadece bir Sadrazam’ın, Damat Ferit Paşa’nın işbirlikçi faaliyetlerinin ve Padişah’ın entrikalarının tarihi değildir. Aynı dönemde sadrazamlık yapan Ali Rıza Paşa (12 Ekim 1919 - 3 Mart 1920), Salih Hulûsi Paşa (8 Mart - 2 Nisan 1920) ve Tevfik Paşa (21 Ekim 1920 - 4 Kasım 1922) Ateşkes Antlaşması hükümlerine ve Müttefik yönetimine karşı üstü kapalı bir direniş politikası izlemişlerdir.
Tarih
Hayata 1 Yorum
Bu kitabı ne Cumhuriyet dönemi resmi tarih anlayışının bakışı ile ne de Cumhuriyet döneminin eleştirisine bir kanıt olması amacıyla okumalıyız. Tarihî gerçeklikleri kabul ettiğimizde, geçmişimiz ve bugünümüz de barışmış olacaktır...
TC Kuruluş Felsefesi: Osmanlıcılık- Türkçülük -Panislamizm
Fakat Mus­tafa Kemal, çok geçmeden, ister dinen ister ırkan belirlenmiş olsun, ulusal sınırlar ötesinde müphem ve daha geniş her hangi bir varlık için değil, Türkiye halkı için savaştığını açıklığa kavuşturdu. 1 Aralık 1921 de yaptığı bir konuşmada, bu hareketleri yararsız ve tehlikeli olarak açıkca reddetti : "Efendiler... büyük hayaller peşinden koşan, yapamıyacağımız şeyleri yapar gibi görünen sahtekar insanlardan değiliz. E f e ndiler; büyük ve hayali şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın husumetini, garazını, kinini bu memleketin ve bu milletin üzerine celbettik. Biz Panislamizm yapmadık. Belki '' yapıyoruz, yapacağız" dedik. Düşmanlar da '' yaptır­mamak için bir an evvel iildürelim !" dediler. Panturanizm yapmadık! "Ya­parız, yapıyoruz dedik, yapacağız dedik" yine "öldürelim" dediler! Bütün dava bundan ibarettir ... Biz böyle yapmadığımız ve yapamadığımız mefhumlar üzerinde koşarak düşmanlarımızın adedini ve üzerimize olan tazyikatı tezyid­ etmekten ise haddi tabiiye, haddi meşrua rücu edelim. Haddimizi bilelim. Bina­enaleyh efendiler, biz hayat ve istiktal istiyen milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı ibzal ederiz " Osmanlı İmparatorluğu ölmüştü. Türk halkı yüzyıllarca yabancı topraklan ve halkları fethetmek için faydasız bir mücadelede enerjileri­ni ve kanlarını boş yere harcamışlardı. Şimdi imparatorluk gitmişti ve onun göçüşü, Türkler için de dayanılmaz bir yükten kurtuluş idi. Diğer yerlerdeki Müslüman ve Türk kardeşlerine karşı Türkiye hal­kının en büyük sempatisi ve en sıcak duyguları vardı- fakat bundan fazlası değil. Kaderleri ve sorumlulukları, kurtarmak, savunmak ve yeniden kurmak ödevinde oldukları kendi doğdukları ülkelerinde yatıyordu. Ya modası geçmiş ya da vakti gelmemiş İslamcı ve Turancı birliğin geniş ve
Siyaset
Hayata 1 Yorum
Bir yabancınin diliyle Türkiye Cumhuriyeti nin, kuruluşunda yatan felsefe ve mecburiyetler.... 100 yıl geçmesine rağmen, halen bazı gerçekleri görmeyip, hayalî bir Osmanlıcılık peşinde koşanlar ve bunu siyaset malzemesi yapanlar için özellikle tavsiye bir kitap.. Hangi fikre ve ideolojiye sahip olursanız olun, olaylara ve tarihe at gözlüğü ile bakmıyorsanız, mutlaka okumanız gereken bir kitap..