Mükemmeliyete değil, kusurların güzelliğine inanan biriyim. Dağınık saçlara, asimetrik yüzlere, özensiz kıyafetlere, morluklara, kesiklere, çiziklere ve parça bütün ilişkisi olmayan her şeye...
İnsanı özel kılan, diğerlerinden ayıran ve şahsa münhasır her kusura aşığım.
Ve Anna’nın okuduğu; kaygılarla , aldatmalarla, dertlerle , kötülüklerle dolu kitabı aydınlatan mum , her zamankinden daha parlak ışıldayarak daha önce karanlıkta kalan her şeyi aydınlattı , çıtırdamaya başladı , sönmeye yüz tuttu ve sonsuza dek söndü..