İbrahim Kalın’ın Perde ve Mana adlı eseri, modern insanın anlam arayışını merkeze alan; felsefe, tasavvuf ve medeniyet düşüncesini aynı potada eriten özgün bir deneme kitabıdır.
Eserde “perde”, hakikatin üzerini örten görünen dünya; “mana” ise bu görünenin ardındaki asıl anlam olarak ele alınır. Yazar, modern çağın insanı nasıl yüzeyde tutarak manadan uzaklaştırdığını, bilginin hikmete dönüşemediği bir dünyada hakikatin nasıl perdelendiğini güçlü bir şekilde tartışır. Bu bağlamda kitap, sadece teorik bir düşünce metni değil, aynı zamanda bir fark ediş çağrısıdır.
Kalın, İslam düşünce geleneğinden Mevlânâ, İbn Arabî ve Gazâlî gibi isimlere; Batı felsefesinden modern düşünürlere kadar geniş bir referans ağı kurar.
Perde ve Mana, insanın kendisiyle, dünyayla ve ilahi hakikatle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmesini ister. Modern hayatın gürültüsü içinde kaybolan sessiz hakikatleri hatırlatır. Bu yönüyle eser, yalnızca okunacak değil, üzerinde durulacak ve tekrar tekrar dönülecek bir metindir.
Sonuç olarak Perde ve Mana, anlamın kaybolduğu bir çağda, hakikatin izini süren okurlar için güçlü bir rehber niteliğindedir. Okuyucuya hazır cevaplar sunmaz; doğru soruları sormayı öğretir.
.....Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum......
Perde ve Mânâİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 20251,881 okunma
"Tarık Tufan der ki;
Hayat bazen vahyin kesildiği zaman gibidir... Ama arkasından gelen ilk ayet şöyledir ;
“Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da”
| Duha Sûresi, 3
Sevdiğim bir bilge şöyle demişti: “Ben kötü bir şey başıma gelene kadar ondan korkarım ama başıma geldikten sonra artık korkmam. Çünkü başıma geldiyse Allah onu kaldırabileceğim için başıma vermiştir.” Yani bu bende varsa onunla başa çıkabileceğim bilgi ve tecrübe de vardır. Allah problem verdiyse çözümünü, dert verdiyse devasını, hastalık verdiyse şifasını da veriyor ve bende var onlar. Yeter ki ben kendimi ve hikayemi geçmişten bugüne doğru konumlandırmış olayım.
Tanpınar'dan bir alıntı daha yapalım: "En çok hataya düşenler kendilerinden kudretlerinin üstünde şeyler isteyip kendilerini olduğu gibi kabul etmeyenlerdir." Biz kendimiziz, kendimizi kimseyle kıyas etmemeliyiz. O arkadaşımız söyle, bu arkadaşımız böyle, Youtuber'ın biri şöyle, influencer'ın teki böyle... Hiç önemi yok. Ben nasılım, neyi istiyorum, nereye varmaya çalışacağım?