Babasının da itiraf ettiği gibi, aşkın ne doğru düşünmekle ne de mantıkla ilgisi vardı. Daha doğrusu, aşkın kendine göre bı mantığı vardı da bunun doğru düşünmekle bir ilgisi yoktu. Bu tutkuların egemenliğinde olan bir mantıktı; akla sürekli çelme takan, dibe çeken, yanlış yöne kanalize eden, bambaşka, karmaşık bir süreç.