Sabahın altısına doğru son sayfalarını kapattığım, okuyabildiğim için kendimi şanslı hissettiğim Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı hakkında sizlere bir kaç kelam etmek ihtiyacı duyuyorum.
Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılmamış ve tutunamamış bir yazar Oğuz Atay.
1971 yılında iki cilt halinde basılan Tutunamayanlar kalın olduğu gerekçesiyle depodan dahi çıkarılmamış ve satılmamıştır.
Oyun olarak sunulduğunda da beğenilmemiş, sahnelenmeye değer görülmemiştir.
O dönemde layık olduğu tek ödül TRT Roman ödülü olmuştur.
Kıymeti geçte olsa anlaşılan romanın İletişim Yayınlarından Mayıs 2019da 94. baskısı yapılmıştır.
Tutunamayanları okumaktan çekinen veya okuyup yarıda bırakan kişiler için yazıyorum bu satırları.
Klasik roman okurları için uyarı niteliğinde belirtmeliyim ki romanda alışılmışın dışında bir teknik ve kurguyla iç içe geçmiş üç öykü bulunmakta.
Birinci öykü; Tutunamayanların öyküsü
İkinci öykü; Turgut Özben'i öyküsü
Üçüncü öykü; Selim Işık'ın öyküsü
Kitaba başladığında sonun başlangıcı öyküsüyle Turgut Özben'in kayboluşundan sizi haberdar edip aslında kitabın sonunu size söylemiş olur. Bu haberi bir gazeteciden öğreniriz. Bunu öğreniş amacımızda bizi olayın gerçekliğine inandırmaktır.
Oysa ikinci bölüme geçtiğimizde yayımcının 'kitaptaki olayların bir hayal ürünü olduğunu ve kişilerin gerçekten yaşamadığını' belirtir ve okuyucusundan buna özellikle inanmasını ister.
Böylece Oğuz Atay bizi gerçeklikten soyutlayarak bir oyunun içene sokar. Bu yazınsal oyuna üst kurmaca deniyor ve bu post modern eserlerde görülen bir tekniktir.
Tutunamayanlar romanı edebiyatımızın ilk post modern romanı olarak kabul edilir.
Kısaca bahsetmek gerekirse post modernist roman barındırdığı dünyanın kurmaca olduğunu hissettirir.
Turgut Özben gazeteciye gönderdiği dosyada arkadaşı
Sabahın altısına doğru son sayfalarını kapattığım, okuyabildiğim için kendimi şanslı hissettiğim Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı hakkında sizlere bir kaç kelam etmek ihtiyacı duyuyorum.
Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılmamış ve tutunamamış bir yazar Oğuz Atay.
1971 yılında iki cilt halinde basılan Tutunamayanlar kalın olduğu gerekçesiyle depodan dahi çıkarılmamış ve satılmamıştır.
Oyun olarak sunulduğunda da beğenilmemiş, sahnelenmeye değer görülmemiştir.
O dönemde layık olduğu tek ödül TRT Roman ödülü olmuştur.
Kıymeti geçte olsa anlaşılan romanın İletişim Yayınlarından Mayıs 2019da 94. baskısı yapılmıştır.
Tutunamayanları okumaktan çekinen veya okuyup yarıda bırakan kişiler için yazıyorum bu satırları.
Klasik roman okurları için uyarı niteliğinde belirtmeliyim ki romanda alışılmışın dışında bir teknik ve kurguyla iç içe geçmiş üç öykü bulunmakta.
Birinci öykü; Tutunamayanların öyküsü
İkinci öykü; Turgut Özben'i öyküsü
Üçüncü öykü; Selim Işık'ın öyküsü
Kitaba başladığında sonun başlangıcı öyküsüyle Turgut Özben'in kayboluşundan sizi haberdar edip aslında kitabın sonunu size söylemiş olur. Bu haberi bir gazeteciden öğreniriz. Bunu öğreniş amacımızda bizi olayın gerçekliğine inandırmaktır.
Oysa ikinci bölüme geçtiğimizde yayımcının 'kitaptaki olayların bir hayal ürünü olduğunu ve kişilerin gerçekten yaşamadığını' belirtir ve okuyucusundan buna özellikle inanmasını ister.
Böylece Oğuz Atay bizi gerçeklikten soyutlayarak bir oyunun içene sokar. Bu yazınsal oyuna üst kurmaca deniyor ve bu post modern eserlerde görülen bir tekniktir.
Tutunamayanlar romanı edebiyatımızın ilk post modern romanı olarak kabul edilir.
Kısaca bahsetmek gerekirse post modernist roman barındırdığı dünyanın kurmaca olduğunu hissettirir.
Turgut Özben gazeteciye gönderdiği dosyada arkadaşı
Zweıg’ı çok severim ve özlemişim, iyi geldi.
Ben kitapları bitirdikten sonra onlarla ilgili incelemelere bakarım ki bu eserle ilgili olumsuz çok incelemeye denk geldim ve bir miktar kızdım :)
Yazarın 23 yaşında yazdığı ilk düzyazı özelliğini taşıyan bu kısa hikâyesi bence güzel, duygu yüklü, akıcı ve yine harika. Kişi ve olay yeri betimlemesiyle farkını ortaya koymuş Zweıg.
Hristiyan olan yaşlı ressam ile yahudi olan genç kızın kesişen yolları, iletişimleri ve aslında ikisinin de karanlıkta kalmış mucizelerini keşfetmelerine şahit oluyorsunuz.
Kısacık hikâye evet ama Zweıg’ın betimlemesiyle hissettikleriniz çok daha uzun olacaktır.
Bir saatinizi alacak bu eseri okuyun, pişman olmazsınız :)
Hayatın MucizeleriStefan Zweig · İş Bankası Kültür Yayınları · 202219,1bin okunma
Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır. Özgürlük, değerli olduğu ölçüde kırılgandır da...
.. Evet, Hayvan Çiftliği, korkunç sonla biten bir "peri masalı"dır.