Durmak, yerleşmek demek, bir kale inşa etmek demek. Hem diğer insanlar gibi yaşamayı reddediyorsunuz hem de fıtratınızı kabul edecek cesareti göstermiyorsunuz. Siz kimsiniz? Bir kale inşa edecek kadınlar değilsiniz, orası kesin.
Hapishane penceresinde gördüğü, daha önce farkında bile olmadığı kuşlardan nasıl hayranlıkla, coşkuyla söz ediyor! Şimdi, hapishaneden çıktıktan sonra, onları yine fark etmez olmuştur. Bizler için mutluluk diye bir şey yoktur, onu sadece arzu ederiz.
Su başında durmuşuz
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Su serin,
çınar ulu,
ben şiir yazıyorum,
kedi uyukluyor,
güneş sıcak,
çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize
çınara, bana, kediye, güneşe,
bir de ömrümüze.
Şu sonuca vardı Tomas: Bir kadınla sevişmek ve bir kadınla uyumak iki ayrı tutkudur, sadece farklı değil aynı zamanda da zıt tutkular. Aşk çiftleşme arzusunda (sonsuz sayıda kadına kadar uzanabilecek bir tutku) duyurmaz kendini, uykuyu paylaşma arzusunda duyurur (tek bir kadınla sınırlı olan bir arzu).