Seni o kadar iyi anlıyorum ki; #andreitarkovsky , bu kitabı okuduktan sonra seni #stalker filmini yapmaya iten o büyük gücün ve isteğin ne olduğunu kavrayabiliyorum. Uzayda Piknik: Uzaylıların, dünyanın 5 bölgesini ziyaret edip, piknik yapıp, atıklarını arkalarında bırakmaları ve bu atıkların dünyada büyük gizem yaratmasını ve o bölgelerin karantina altına alınmasını anlatıyor kısaca. Doğu bloğunun en önemli bilimkurgu yazarlarından #arkadistrugatski ve #borisstrugatski kardeşlerin 70'lerin Sovyet'lerinde bu kitabı ne zorluklarla çıkarttıklarını sonsöz olarak da okuyoruz ayrıca. Çünkü bir bilimkurgu asla saf bir fantazya değildir arkadaşlar, yazarlar yaşadıkları dönemin baskılarına rağmen, anlatmak istediklerini yazabilmek için türleri bir araç olarak kullanırlar. Ki biri dilbilimci, biri astrofizikçi olan iki kardeş ne yazabilirdi değil mi. Bir bölge düşünün tamamen yapısı bozulmuş, görünürde bizim dünyamızın aynısı ama içine girince bambaşka bir diyar, sesler ve his üzerine fakat görsel olarak orada yaşadıklarınızı tanımlayabileceğiniz bir kelime yok. Çok ama çok tehlikeli, çünkü bölge canlı, senin değil, bölgenin kuralları geçerli orada ve bir 'altın küre', bölgenin en değerli zamazingosu. Oraya varmak en zoru fakat orada 'dilediğin tüm dilekler kabul oluyor' işte sıkıntı burada başlıyor. "Altın küre sadece en derin arzuları yerine getirir, sadece yerine getirilmezse hayatın sönecek türden olanları!" Peki gerçekten senin fikrinle zikrin bir mi arkadaşım, kendine o kadar güveniyor musun. Dilin söylüyor ki "Dünya mutluluğu", farkında olmadığın içten gelen o arzuların diyor ki "Daha çok para". Peki o zaman "Altın küre"ye gitmeyi ister misin, oraya gittin o kapıdan içeri girebilecek cesareti
Sevgili erkekler, kadınların “ sence bu yakışmış mı ?” tarzı sorularına cevap verirken lütfen şu gerçeği aklınızdan çıkarmayın . Kadınlar Facebook gibidir . Yani sadece beğen butonu vardır. Aksi düşünülemez ...:))
Ve kişinin kendine yaptığı en büyük yardım , başkasının ihtiyacı olan bir şeyi karşılamasında aracı olabilmekti ; çünkü hayat farklı bedenlerde , farklı duygularla aksa da aslında tekti .