“Çünkü ben bu dünyanın nasıl bir yer olduğunu görünce üstüme öyle bir hüzün çöktü ki altında bir çiçek gibi ezildim. Onun için de bu masmavi dünyada ne kokum kaldı ne de rengim. Ben bir defterin iki sayfası arasında değil, milyonlarca insanın arasında kurutulmuş bir çiçeğim."
Aşk, gönlün işiydi ve onun olduğu yerde aklın yeri olmazdı. Akıldan geçmeyen aşk gönle girmezdi. Duygular düşüncelere hakim olunca başlardı, aşk. Düşünceler duyguları yönlendirirken sevgiden bahsetmek kadar yalancılık da olamazdı.