"Her şeyimiz, delikanlı, varımız yoğumuz ormandır bizim.." diye devam etti..
Büyüdükçe ormanın, bizim için daha başka şeyler olduğunu da anladık: Sırtımızı o giydiriyor, karnımızı o doyuruyor, evimizin kerestelerini o veriyordu.
Ormansız yaşamak!..Bunu aklımıza getirmiyorduk bile.."
..
Evet, hep tesadüf... Onun sırtına giyeceği yoktu ve mal sahibi seksen kat üst üste giyebilirdi. Bu tesadüftü..
Fakat, eğer mal sahibi bunlara ayda yirmişer lira fazla verse, - bunu yapmak onu hiç de sarsmazdı - o zaman bunların da birer, ikişer kat elbiseleri, çamaşırları olur ve "Tesadüf" böyle olmazdı..
Tesadüfün bu kadar kolay değişebileceği hiç de aklına gelmemişti.