Günün birinde biri yüreğini sonuna kadar açma, gerçekten kendine ait olan deneyimleri, kendi gerçeğini ortaya koyma cesaretini gösterebilse dünyanın parçalanacağını ve hiçbir tanrının bu parçaları, atomları, dünyayı oluşturan ölümsüz elementleri birleştirmeyeceğini düşünüyorum. 
İnsan daha akıllı ve daha anlayışlı olacaktır; daha iyi, daha mutlu, daha azimli olmaya çalışacaktır ama; ya da dönem dönem böyle olacaktır. Tanrı’nın insanlıktan hoşnut olmadığı ve evrenin yenilenmesi için her şeyi bir kez daha yok edeceği dönemin yaklaştığını düşünüyorum. Her şeyin buna göre ayarlandından, uzak gelecekteki bu yenilenme döneminin gün ve saatinin belirlenmiş olduğundan eminim. Ama o zamana daha çok var ve biz daha binlerce yıl bu sevgili, kadim topraklarda türlü zevkin tadına bakmaya devam edebiliriz.
Amerika’yı uzakta tutmak en iyisiydi; arka planda, zayıf anlarında baktığın bir kartpostal gibi. Böylece her zaman orada beklediğini hayal edebilirdin; değişmemiş, bozulmamış… 
Sizi özlediğimi söylersem yalan olur. En mükemmel, en acı veren büyü bu; siz burdasınız, tıpkı benim gibi, hatta benden de fazla. Ben neredeysem, siz de benim gibi oradasınız, benden de fazla.