"Çünkü seni özledim," dedi. Bir anlığına ses tonu itirafını takip eden haftaları hatırlatmıştı, onu tekrar kazanmak için büyük uğraşlar verdiği haftalar. Savaş kazanılır kazanılmaz, her şey normale dönmüştü... Ama elbette öyle olacaktı. "Saatlerdir sana ulaşmaya çalışıyorum. Nerelerdeydin?"
"Onlarca dostluk bütün nimetlerin en büyüğüdür: Hayatta su, ateş ve hava kadar gerekli olan dostluk, doğa için güneş ne ise, insan için odur; dostluk o kadar hoş, o namusludur ki bizzat filozoflar onu en büyük nimetlerin arasına koymuşlardır."
"Dostların aşırılıklarına göz yummak, onların kusurları hakkında hayale kapılmak, bu kusurları taklit etmek, onlardaki en büyük ahlaksızlıkları sevmek, birer erdemmiş gibi bunlara hayran olmak, delilik değil midir?"
"Halbuki, Türk milleti 'tarihsiz' değil, aksine parlak uzun mazisi ile tarihi zenginliği ortada olan bir kütledir ve 'kanunsuz' değil, kültürün ayrılmaz bir parçası olan teşkilâtçılığı sayesinde birçok devlet kurarak yürürlükte tuttuğu hukuki mevzuatla seçkinleşen bir millettir."
Sayfa 34 - Boğaziçi Yayınları, 14. Baskı, Ağustos 1996