Khaled Hosseini, Uçurtma Avcısında olduğu gibi Bin Muhteşem Güneş adlı eserindede savaşın acı yüzünü bize gösteriyor. . özellikle toplumumuzun gündeminden hiç eksik olmayan "kadın" başrol olarak yer alıyor. Meryem ve Leyla kahramanları ikisininde acı dolu hayatla mücadelesi sizi hem üzecek hemde gururlandıracak...Kadınlara yapılan eziyet, erken yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar en açık ve acı bir dille bunları görüp hissediyorsunuz ama güzel olan yanı şu ki mutlu sonla bitiyor yani bir kadın gerçekten mutlu oluyor şuan ki yaşadığımız şartlarda ne kadar zor olsada umut hep vardır bunu unutmamak gerekir. Kitabın etkisinden çıkamadım kesinlikle tavsiye ediyorum. Bin Muhteşem Güneş
Roman, İkinci Dünya Savaşı sırasında savaşta üç oğlunu, kocasını ve gelinini kaybeden bir kadının mücadelesini anlatıyor.Tolunay karakteri kitabımızın ana karakteridir ve eşi Savankul ile tek bir istekleri vardır o da kendi topraklarını sürebilecekleri kendilerine yetecek bir tarladır. Lakin savaş sırasında eşini, çocuklarını kaybeden kahramanımızın yanında sadece gelini kalmıştır. •Her şeye rağmen toprağını sürmekten vazgeçmeyen ve tüm zorluklara göğüs geren kahraman bir kadın karakterimizin hikayesi. Cengiz Aytmatov'un usta kalemi yaşanan tüm yıkımı en acı hâliyle okurlara ulaştırmış. Yazarın müthiş tasvir gücüyle birleşerek tanık olduğum bu yürek burkan hikâye unutulmamak üzere zihnime kazındı. Cengiz Aytmatov
Jack London Kitabın Ana karekteri Martin Eden gemide çalışan cahil,kaba,bilgisiz yabani bir denizcidir. Tesadüf eseri tanıştığı zengin bir aileye mensup ruth' a aşık olur,buraya kadar kendini hiç geliştirmeyen çok sıradan bir gençtir.Sevdiği kız için başarılı ve zengin olmak ister başlar Kitaplar okuyup kendini geliştirmeye tabi bu değişim süreci Kolay olmuyor günlerce aç kalıyor daktilosunu ve giysilerini defalarca rehincilere veriyor uykusunu düzüne koyar ve az uyur sürekli yazılar yazar ve yazar olmak için mücadele verir. Vazgeçmeden azimle mücadele eder. Yaşadığı zorlukları ve birbirinden güzel süprizleri okumak için kitabı okumalısınız.. Yaptığım incelemelerden sonra kitabın jack london'un otobiyografisi niteliğinde olduğunu öğrendim.çoğu kısmında kendi hayatını baz aldığı bir eser. Ederin biraz kalın olmasından ötürü okurken sıkılacağımı düşündüm ama yazarın olağanüstü betimlemeleri ve akıcı olay örgüsü öyle bir içine çekti ki tadına doyamadım. Artık bana bir yazar nasıl olmalı diye sorduklarında Jack London gibi betimleme yapabilmeli diyebilirim.Kitabın ana karakteri Martin Eden, Jack London'un hayatından bir çok iz taşıyor hatta kafa yapısı duyguları ve yaşadıkları da çok paralel. Eseri okurken içinizden gelen ama başaramam korkusu ile adım atmaya çekindiğiniz ideallerinize derinden gelen bir güç ile asla pes etmemeyi öğretiyor. Yazmak içinizden ne geliyorsa yazmak ve asla engelolmamayı bu eserle öğreneceksiniz.Kitabın çevirmeni harika bir iş başarmış, yayınevi zaten bildiğimiz gibi muazzam.Yazarın kalemine sağlık.