HOMO FABER...

HOMO FABER...
@Homofaber47
“Okuyup anlamak, bilmek gerek. Çünkü insan en çok bilmediğine düşmandır.”
Puan vermedi·92 syf.··
2020 744. kitabı
* Öncelikle şunu belirtmek isterim. Kendime oluşturduğum okuma programında bu kitap şu an için yer almamaktadır. Okuma sebebim öncelikle "Kadın Cinayetlerine" ve "Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğine" bir nebze olsun kitap sayfalarında dikkat çekmektir. 2016'da 329, 2017'de 409, 2018'de 440, 2019'da 474 kadın katletildi. Bitmek bilmeyen bu şiddet her geçen gün artmaktadır. ** Bay değil Erkek, bayan değil Kadın... *** Solanas bu kitabında marjinal, oldukça sert, hazmedilmesi bir o kadar zor fikirler öne sürmektedir. Toplumsal formasyonda kadınlara uygun bir alanın bulunmadığından kaynaklı kendine uygun alan yaratmak adına erkek cinsinin yokedilmesi, kapitalist ve hükümet sisteminin yıkılması gerektiğini savunmaktadır. **** Solanas'a göre erkek olmak demek yeterli olmamak, duygusal olarak eksik olmak demektir. Erkekler bu açıdan kendini tamamlamaktan aciz bırakılmış bir varlıktır. Erkekler biyolojik kazalar toplamıdır. ***** Erkekler ortak bir hedefe doğru yürümekte zorlanan bir varlıktır. Çünkü erkeklerin amacı bütün kadınların ona itaat etmesi ve bütün kadınların kendisinin olmasını ister. Kadınların erkekleri terk etmesi durumunda bütün siyasal, ekonomik sistem çökecek ve kadınlar her alanda yönetimi ele alacaktır. ****** Aşktan, sadakatten, sevgi ve dürüstlükten yoksun bırakılmış erkek içinde yatan hayvansal güdüleri ve şiddet, acımasızlığı gizlemek adına sanat ve kültürü kullanır. Bu yüzden ağdalı bir dile başvurur. Erkek cinsi için cinsel güdüler için yapamayacağı şey yoktur. Her türlü rezilliği yapmaktan çekinmez. ******* Erkek cinsi tek olarak kendini düşünür, empati, dostluk kurma becerilerinden yoksundur. Erkeklerin eliyle gerçekeşmiş bir toplumsal dönüşümün başarılı olma ihtimali yoktur. Çünkü geçmişten gelen sistemin devam etmesini ister. ********
Erkek Doğrama Cemiyeti ManifestosuValerie Solanas · Sel Yayıncılık · 20181,601 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

HOMO FABER...

, bir kitap okudu
Puan vermedi·92 syf.··
2020 744. kitabı
Valerie Solanas
7/10 · 1.601 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
Beğendi
·
2020 743. kitabı
* Kitap Shandong ailesinin üç kuşağını ve 1923-1976 yılları arasında süregelen dönüşümü anlatmaktadır. Çinde devrim öncesi Japon saldırıları ile beraber karşı bir etki ile direniş başlar. Çinde iç çatışmalar tüm hızıyla sürerken aynı zamanda Japon faşist kuvvetlerine karşı savaş başlar. ** Çin komünist partisi ile milliyetçi grup Komintang arasında sert çatışmalar yaşanırken, içte faşist Japon beslemeleri halkı canından bezdirmiş, katliamlar , işkenceler ile diş geçirmeye çalışmaktadır. Hem savaş, hem büyük kıtlık günlerinde öyle acılar yaşanır ki insanlar ve köpekler birbirlerini yemek noktasına gelirler. *** Derisi zorla yüzdürülen insanlar, köpek leşi yiyen insanlar, insan leşi yiyen köpekler, tecavüze uğrayan kadınlar ile acımasız sahnelerle karşılaşırız. Anlatıcı köylüler ve verdikleri amansız mücadele devamında ise aile üyerinin ve babasının, dedesinin, ninesinin savaş koşullarını destansı , bütün gerçekliğiyle gözler önüne serer. **** Savaş vahşeti karşısında, Çin dünyasını, kültürünü, geçirdiği aşamaları bize gösteren ve insan doğasının çelişkilerini tüm açıklığıyla göstermekten çekinmeyen yazar, insanlığın geldiği noktayı özetler. ***** Bütün savaş, kıtlık, eziyet ve işkencelerin arka planında ise Kültür Devrimi ve Komünist Devrim gibi halk hareketleri ile Çin'in yaşamış olduğu dönüşümler anlatılmaktadır. ****** Kitabı bitirip üzerine düşünmeye başladığım zaman daha önce okumuştum hissine kapıldım. Marguez'in "Yüzyıllık Yalnızlık" kitabına o kadar çok benziyor ki aradaki fark olarak kültür ve tarihi demek yerinde olur. ******* Mo yan mükemmel bir destansı anlatım, savaş, kıtlık, tarih, mücadele temalarıya Çin'in 50 yıllık tarihine tanıklık ve misafir oluruz. Yazar 2012 yılında Nobel almış ve aynı zamanda kitap 1987 yılında sinemaya uyarlanmıştır.
Kızıl Darı TarlalarıMo Yan · Can Yayınları · 2013978 okunma

HOMO FABER...

, bir kitap okudu
Puan vermedi·528 syf.··
Beğendi
·
2020 743. kitabı
Mo Yan
8/10 · 978 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2020 742. kitabı
·
* Pavese 1935'ten başlayarak 1950 yılına kadar yazdığı günlükler. Kitabı bitirdikten 8 gün sonra bir otel odasında intihar eder. ** Kitabın başından sonuna kadar intihara olan yönelimini, depresif kişiliğini, yalnız ve mutsuz halini görüyoruz. Hayatında dönüm noktalarından biri ve intihara sürükleyen nedenlerin başında kadınlarla olan ilişkisi , zorlu süreci gelmektedir. *** Yaşadığı döneme bakacak okursak özellikle iki dünya savaşı görmüş olması, bu bunalım, ölüm atmosferi içinde büyümüş olması intihara olan meylinin artmasında belirleyici olduğu kanısındayım. Her ne kadar günlüklerinde savaşa ve İtalya yönetimini eline alan faşist sistem ve diktatör Mussolini'den bahsetmemiş olsada sebep olacak travmaya yol açmıştır. **** Hayatını tümüyle işgal etmiş olan intihar fikri, ölüme duyduğu özlemin, ancak intiharla sonuçlanırsa başarıya ulaşacağını düşünür ama bunu yapacak cesareti bulamaz. ***** Kader, ölüm, din, inanç, aşk, kadın gibi konularda yaşadığı düşsel ve hayal kırıklıkları hayatındaki devinimleri sarsmış, amacının kalmadığı düşüncesini oluşturmuştur. ****** Kitabın en büyük ironisi herhalde kitap ismidir. İntihara sürükleyen duygusal boşlukla karşılaşırken, an be an ölüme giden yolu izlerken, aynı zamanda yaşamla birleşmek... ******* Torino'da bir otel odasında hayata gözlerini yumarken, kadınlara olan nefretine, duygusal boşluğuna, yalnızlığına, mutsuzluğuna, samimi bir tanıklıkla misafir oluruz. Doyum olmayan aforizmalar, hayat mücadelesinin yıkımı... ∆Alıntılar∆ ¶ İntiharı düşünen bir insan için en kötü şey kendisini öldürmesi değil, bunu düşünüp yapmamasıdır. ¶ Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum. ¶ Acı çeken bir kişi için asla artık eskisi gibi olamaz. ¶ Yanlışlar hep başlangıçla ilgilidir... ¶
Yaşama UğraşıCesare Pavese · Can Yayınları · 20152,601 okunma