Beyninize sosyal medyadan her saniye gereksiz bilgi girişi oluyorsa, bilgi konusunda "daha az" prensibine uymuyorsunuz demektir. "Enformasyon" işlenemez. Bilinçdışınızın dikkatinize filtrelemesi gereken bilgiler yanlış "büyüklük" taşır. Dikkatiniz hiçbir konuda "seçim" yapamaz olur.
Psikoloğumun tavsiyesiyle uzun yıllardır sosyal medya kullanmıyorum. Kronikleşmiş majör depresyonumda ciddi bir hafifleme yaşadım diyebilirim. Ölçüsüz şekilde başka hayatların bize yansıyan ışıltısına maruz kalmak insana kendi hayatının yaşanmaz olduğu hissini doğuruyor. Farkında olmadan arka planda işleyip duran kıyaslama ruhu çok yoruyor.
Bu problemi ben de yaşıyorum. Stresten uzak kalmak, papatya çayları, saat 6 dan sonra kafein ve türevi gıdaları bırakmak, spor yapmak gibi tavsiyelerin birçoğunu yapmaya fırsat bulunmadığında geceleri beyaz gürültü sesi dinlemek uykuya dalma süresini kısaltan bir çözüm oldu benim için. Tavsiye edilir.
Biyologlar eskiden, ikinci eşlerin, kötü bir egemenlik mıntıkasına sahip beceriksiz bir erkeğin tek eşi olmaktansa, iyi bir erkeğin ihmal edilen ikinci eşi olmayı tercih ederek kaderlerini kendilerinin seçtiğini düşünüyorlardı. (Zengin evli erkeklerin de metreslerine aynı nedenle çekici geldikleri bilinir.)
İlim bize gerçeği yahut, hiç olmazsa zekamızca anlaşılması mümkün münasebetleri öğretmeyi vaad etti . İlim bize hiç bir zaman ne barış, ne de saadet getireceğini vadetmedi.