Toplumcu gerçekçi hikâyelerin içi fena halde boşalmıştı. Toplumcu olmak çoktandır gülünçtü. Herkes bireyin dramından söz ediyordu, gerçi ben ortada dram mram göremiyordum. Birey de saçma bir kelime olmuştu zaten, bankacılık terimine dönüşmüştü, bireysel bankacılık deniyordu, yabancılaşıyordum birey’e. Gerçekçi olmak da gülünçtü öte yandan. Gerçek diye bir şey yoktu, kalmamıştı. Gerçekdışına, gerçeküstüne, gerçeğin ötesine berisine inanılıyordu artık.
Bir gün herkes kendisi olsun dedim öğlen yemekte.
Ne dedin dedi eniştem.
Bir şiir dizesi dedim, bir gün herkes kendisi olsun.
Dalgınlaştı eniştemin yüzü, kolay değil dedi, öyle insanlar var ki kendisi olamadan ölüp gidiyor.
Kim mesela dedim.
Ne bileyim dedi, herkes... herkesin bir kendisi var, bir de olmak istediği kendisi. Kimi kendisi olmayı, kimi olmayı istediği kendisi olmayı istiyor, karışık bir mesele yani.
E kitap
Yeryüzündeki bütün yaratıklar arasında Şeytanla hemen uyuşan, anlaşan tek yaratık insan idi. Bu uyuşma sonunda, yüzyıllar, bin yıllar boyunca kötülük ekti, kötülük biçti ve kötüye zafer kazandırdı. Evet, kötülük yapma ve yayma konusunda insanla yarışabilecek yaratık yoktu.
E-kitap