George Orwell'ın okuduğum ikinci kitabı, daha önce sadece hayvan çiftliğini okumuştum ve sevmeme rağmen aşırı mest olduğum bir kitap değildi. 1984'ü okuduktan sonra Orwell'ın kalemini kolay kolay bırakamayacağımı anlamış oldum. Orwell, öyle mükemmel ve kapsamlı bir karşı ütopya sunuyor ki bizlere, aslında kitapta sadece totaliter bi devletin son raddedeki baskısını değil, bununla beraber bir toplumun nasıl, ne derece çökebildiğini ve bir iktidarın nasıl sonsuz güç kaynağı olabildiğini okuyoruz. Bu açıdan politik ve sosyal bilim kitaplarına ilgisi olanlar için efsane bir başlangıç kitabı olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda kitapta bize verilmiş olan tezler anti tezleriyle inanılmaz bir bütünlük içinde verilmiş, anlayacağınız okurlara zevkli bir düşünce etkinliği sunulmuş. Karşı ütopya olmasına rağmen gerçeklikle harmanlanmış olması da bambaşka güzel bir durumdu. Öyle ki, kitapta enginizasyon mahkemelerinden, Nazi Almanyasından, Rusya Komünist Partisinden vs örneklerle ve sıkça bahsedilmişti. Bütün bu açılardan 1984 benim için sıfır eleştiriyle kitaplığımda zirveye oturmuş bir kitap oldu. İkinci, üçüncü okuyuşlarda da farklı farkındalıklar, düşünceler kazandıracağına eminim. Uzatmamaya çalıştım ancak bu kadar becerebildim, keyifli okumalar dilerim.