Sanık sandalyesinde de olsa insanın kendinden bahsedildiğini duyması her zaman ilginç bir şey. Savcıyla avukatım iddiaları ve savunmaları sırasında, benden hatta benden çok işlediğim suçtan söz ettiler. İddianameyle savunma bir birinden farklıydı sanki?
Kolları dizlerine dayalı, başı öne eğik, ellerine bakarak bir süre öyle oturdu. Elleri ince ve kaslıydı, bana çevik bir hayvanı hatırlattılar. Elleri usul usul bir birine sürttü. Sonra başı hala öne eğik vaziyette o kadar uzun zaman durdu ki bir an için onu unuttuğumu sandım.
ölüm mü dedim annem
ölüm senin gibi güzel annelerin
senin gibi güzel çocuklar feda etmiş
o tarih atlasında
bir kırmızı gül olur ancak
koksun diye çocukların bahçesi...
Arkadaş Zekai özger