Hüseyin G.

Hüseyin G.
@Huseyin_G
Sırça Köşk
6/10
·141 syf.··
2021 19. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2021 20:23
Sabahattin Ali'nin son öykü kitabı olmakla beraber ayrıca yayımladığı son kitap. Ne yazık ki bir sene sonra güzide yazarımızı kaybediyoruz. Bu kitabı da yaklaşık 5 yıl gibi bir edebi aradan sonra yayımlatıyor. O süre zarfında daha çok Markopaşa'daki siyasi ve toplumsal yazılarının neşriyatı ve bu yayının meseleleriyle ilgileniyor. Bu kitap çıkınca da bütün gözleri üzerine çekiyor ve "devlete karşı propaganda" gerekçesiyle hemen yasaklanıyor ve toplatılıyor. Biraz düşük puan vermemin sebebi de yine aynı sebep. Mesele dediklerinin doğru yahut yanlış olması değil. Burada tamamen edebi bir tetkik yapıyorum. Kitaptaki öykülerin edebi ve lirik özellikleri maalesef Sabahattin Ali minvalini taşımıyor. Daha çok didaktik ve politik bir anlatı ve tema seçimi hakim. Bence romancılığından da öte müthiş bir öykücü olan Ali, istese bunlardan daha iyi öyküler yazabilirdi. Ya da daha az siyasi denilebilir. Zaten okuyanlarca malumdur ki "İçimizdeki Şeytan" da da politik bir hava, reelde de romanı yazmasına vesile olan Nihal Atsız'la arasındaki siyasi ve ideolojik olaylar vardı. Yani özetle, bence Sabahattin Ali'nin son dönem eserleri siyasi ortam ve tutumlardan dolayı kötü olarak etkilenmiştir. "Sırça Köşk" de öyle... Kitap 13 öykü ve 4 masaldan oluşuyor. Öykülerde "karşıt" tarafını gerçekten de hissediyorsunuz. Hele kitabın adının sahibi "Sırça Köşk" masalını okuyunca bu karşıtlığın açık seçik görüntüsünü görüyorsunuz... Sabahattin Ali öykülerine bence "Değirmen" le başlayın...
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,8bin okunma
Reklam
Sergüzeşt - Samipaşazade Sezai
7/10
·112 syf.··
2020 123. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2020 11:30
(Sergüzeşt: Macera) Samipaşazade Sezai'nin "Sergüzeşt" romanı, Türk edebiyatında romantik romandan realist romana geçişin ilk örneklerinden sayılıyor. Zaten ilk modern hikaye kitabının da ("Küçük Şeyler") yazarı olan Samipaşazade Sezai -ki içinde dönemine göre çok güzel öyküler vardır- Tanzimat edebiyatının nadide ve önemli yazarlarından. Bir Çerkes köle olan Dilber'in acılı hayatını, çektiği dertleri, satıldığı evin oğlu Celal Bey'le yaşadığı aşkı ve ayrılığını anlatan bu roman; Osmanlı'da çok yaygın olan kölelik ve insan tacirliğini eleştirirken, aynı zamanda "özgürlük" kavramını tema ediniyor ve 19. Yüzyıl Osmanlısı'nın; sosyetik kesiminin hissiz asalet arayışını, sosyal eşitsizliğini ve sosyo-ekonomik durumunu göz önüne seriyor... Başta Samipaşazade Sezai'nin çok güzel bir önsözü de var. Edebi eserlerin hisle değil, fikirle yazıldığını söylüyor. 19. Yüzyıl sonlarında hüküm süren baskıcı ve despot rejimi eleştirdiği çok belli olan Sezai, zamanında roman özgürlüğü konu edindiği ve sonu "Hürriyetine" diye bittiği için tutuklanmış da... Otantik, hoş, duygusal bir hikayesi var. Olaylar biraz daha zenginleştirilip, betimlemeler bu kadar abartılı şekilde uzatılmasa bence çok daha güzel ve iyi bir eser olurdu. Öyle uzun betimlemeler var ki, bazen betimlemelerin sonuna gelindiğinde özne unutuluyor. Çok defa paragrafların başına döndüm. Güzel ve edebi olsalar da, bence fuzuli. Edebiyatın estetiği, fikrimce salt gösterişli betimlemelerden ibaret ve mürekkep değil. Hemingway'e bakınız... Tabi Türk edebiyatının Batılı tarz romanda emekleme döneminin örnekleri olan bu Tanzimat, Servet-i Fünun vb. eserlerinde, hata ve kusur bulmak pek tabii ve biz okurlarca anlayışa layıktır. Bunu göz önünde tutmak gerek...
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202356,5bin okunma
Hayvan Çiftliği (George Orwell)
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 104. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2020 11:55
George Orwell'in gayet akıcı, sade ve yazarın da kitabı itham ettiği gibi bir masal dinamiğinde olan bu romanı bir "modern fabl". Ama aslında anlattığı kişiler hayvanlar değil, gerçek şahıslar. 1944, 1945 yıllarında, ünlü Sovyet lideri Joseph Stalin'in en güçlü olduğu devirlerde yazılan bu roman, bir Stalin hicvi. Kalemiyle her zaman diktatörlük rejimlerinin ve despotizmin karşısında duran Orwell, "Hayvan Çiftliği" nde de yaşadığı devrin en büyük diktatörünü hicvediyor. Zamanın en büyük Sosyalist oluşumuna ve liderine karşı yazılmış bu kitabın yazarı Orwell'in bir sosyalist olduğunu düşünürsek bu garip bir yergi değil mi? İşte Orwell'in "Hayvan Çiftliği" nde eleştirilen de bu, Sosyalizm adı altında Sosyalizm'in karşı olduğu şeyleri tekrar ve daha sert bir şekilde yapması. Hatta bu kitapla "karşıdevrimci" (antisosyalist) olarak anılmaya başlanan Orwell'in Hayvan Çiftliği, o zaman Sovyet Rusya'yla araları kötü olan Amerika'da çocuklara Sovyetler Birliği'ni ve sol düşünceyi kötülemek için okutturulmuş. Kitabın içeriğine gelecek olursak, Beylik Çiftliğin hayvanları, en bilgeleri olan (domuz) Koca Reis'in görüşleriyle, kendilerine yem verilmeyen bir gün çiftliğin sahibi Bay Jones'a ve adamlarına karşı ayaklanarak çiftliğin kontrolünü ele geçiriyorlar. Böylece Hayvan Çiftliği'ni kurup bütün hayvanların eşit olduğu ve insanların en büyük düşmanları olduğu düşüncesiyle yaşamaya, sadece kendileri için çalışmaya ve istediklerini yapmaya başlıyorlar. Ama Ayaklanma'nın lider kadrosunu oluşturan domuzlardan Napoleon adındaki bir domuz, devrimin ileri gelen liderlerinden Snowball'u kendi yetiştirdiği köpeklerle çiftlikten kovuyor ve ona iftiralar atarak yavaş yavaş Çiftliğin tek yöneticisi olmaya başlıyor. Sonra da Napoleon'un ve yandaşlarının nasıl iktidarını yıktıkları insanlara
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,6bin okunma
Babalar ve Oğullar
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2020 86. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2020 13:49
Bu romanın yazarı olan İvan Sergeyeviç Turgenyev, diğer Rus yazarlardan farklı bir yazar. Puşkin ve Gogol'den aktarılan ve Dostoyevski ile Tolstoy'un da benimsediği Rus halk kültürü bilinci yerine Batıcılığı ve Avrupalılığı savunur. Bu yüzden Tolstoy ve Dostoyevski başta olmak üzere -ki yine de Dostoyevski 'Babalar ve Oğullar' dan, Turgenyev ise Dostoyevski'nin 'Ölüler Evinden Anılar' ından övgüyle bahseder- çoğu yazar arkadaşıyla ters düşmüş ve tartışmalar yaşamıştır. Hatta roman yayımlandıktan sonra "vatan haini" muamelesi görmüş ve baskılardan kurtulmak için uzun bir süre yurdunu terk ederek Avrupa'da yaşamıştır. Fakat bu, Turgenyev'in "Babalar ve Oğullar" romanının gerçek anlamda ilk modern Rus romanı ve Rus edebiyatını Avrupa'ya duyuran ilk eser olduğu gerçeğini değiştirmez. Turgenyev, Rusya'da ve Almanya'da ileri derecede bir felsefe eğitimi almış, özellikle Alman felsefesinden etkilenmiştir. Yani edebiyatçı yönü kadar felsefeci yönü de vardır. Bu romanı da, felsefi temeller üzerine yazmıştır. Yazar bu eserde Nihilizmi, yani Hiçciliği (Nihilizm: Her otoriteyi ve kabul görmüş kuralı reddeden, her şeyi anlamsız bulan, sadece bilimsel aklı savunan bir görüş.) inceler. Bu ideolojiyi, "Yevgeni Vasilyeviç Bazarov" karakteriyle, birbirleriyle ölesiye zıt olan geleneksel Rus toplum kurallarına uygular. Adından da anlaşılacağı gibi bu roman bir kuşak çatışmasını, eski ile yeninin, gelmiş olan ile gelmekte olanın savaşını anlatır. Yüzyıllardır süregelen kuralların toplumsal ilerlemeyi engellediğini, bu tabuları artık yıkmak gerektiğini savunur. Konusuna gelirsek, şehirden kırsala, ailelerinin yanına gelen nihilist Yevgeniy Bazarov ve arkadaşının fikirlerinden etkilenmiş Arkadiy Kirsanov'un alışılagelmiş tipik Rus insanlarından oluşan çevrelerini değiştirme çabalarını
1000Kitap
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Can Yayınları · 202055,9bin okunma
Yaban - Y. Kadri Karaosmanoğlu
10/10
·214 syf.··
2020 83. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 02:00
Yakup Kadri Karaosmanoğlu "Yaban" romanında Anadolu köylüsüne en ince ayrıntısına kadar gösteren bir ayna tutmuş. Ve bu roman, İstanbul'dan dışarı çıkmamış bir yazarın muhayyilesindeki Türk köylüsü portresinden değil, Yakup Kadri'nin bizzat "Anadolu Mezalimini Tahkik Komisyonu" üyesi olarak gidip gördüğü, içinde yaşadığı Anadolu köylerinde yaptığı gözlemlerden ve edindiği tecrübelerden doğan bir roman... Yakup Kadri Karaosmanoğlu, o devirdeki Anadolu köylerinin sosyal ve ekonomik durumunu, eğitimsiz ve eski zihniyetini, ağalık ve şeyhlik otoritesini, entellektüel Türk aydınının, Türk köylüsü karşısında acı bir şekilde yabancı kalışını, Türk köylüsünün Kurtuluş Savaşı üzerindeki etkilerini, savaşın olduğu sıralarda Milli Mücadele hakkında çıkan "Tek kurtuluş yolu" ve "Tehlikeli bir macera" ikileminin köylüye yansımalarını, İstanbul'dan Anadolu'nun ücra bir köyüne yerleşen "Ahmet Cemal" karakteriyle çok iyi anlatmış... Yaşar Kemal bu roman için "Rus romanı Gogol'un 'Palto' sundan çıktıysa, Türk romanı da 'Yaban' dan çıkmıştır." Diyor. Yaşar Kemal buradaki "Yaban" la iki şeyi kastediyor: İlki, roman olan "Yaban", ikincisi ise kırsal Anadolu toprağı "yaban"... Yakup Kadri'nin üslubu ve betimlemeleri çok güzel. Sanki Yakup Kadri bu romanı bir günde yazıp bitirmiş gibi. O denli dinamik, akıcı ve sürükleyici bir yapıt... Yaban Yakup Kadri Karaosmanoğlu
1000Kitap
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma