Yazılı kelimelerden nefret ediyorum.
Gazetelerden, kitaplardan, basılı her şeyden. Gençliğimde yazdığım şiirleri, öyküleri hepsini yaktım.
Bütün yazılarımı, kitabımı, köşe yazılarımı, hepsini yok ettim.
Yazdığım her şey beni diğer insanlara, onların okumaya hazır oluşlarına, düşüncelerine, yargılarına zincirledi.
Diğerlerinden okuduklarımsa beni çaresizliğe itti.
Bunun dışında bir fikir sahibi olmalıydım, her önemli yapıtı bilmeli, her yeni yayından haberim olmalıydı, her önemli gazeteyi okumalı, her yazıyı olumlu ya da olumsuz değerlendirmeliydim.
Dünyaya yönelttiğim her kelime ve dünyadan aldığım her kelime beni bir cezaevine, bir zindana sokuyordu.
Şimdi bir tek sessizlik ilgilendiriyor beni.
Her şeyi, kitapları, gazeteleri çöp torbalarına doldurdum.