Ahmet h

Özsever kişi
Gerçek anlamda ilişki, zaman zaman ortaya çıkabilecek sorunların «işbir­liği» ile çözümlenebileceğini öğrenmiş olmayı içerir. Öz­ sever insanlar işbirliğini öğrenememiş kişilerdir. Çünkü, yalnızca kendi görüşlerinin doğruluğuna inanır ve diğer insanların duygu ve düşüncelerini anlamak için çaba gös­termezler. Özsever kişi, bir yandan için için aşağılık duyguları yaşarken, bir yandan da kendisine hayranmışçasına dav­ranır. Açık ya da üstükapalı bir biçimde kendisini över, bu övgünün başkalarından da gelmesini bekler ve hatta onları buna zorlayıcı davranışlarda bulunur. Kendisini eleştirmeye kalkışan insanları kötü niyetli ve düşman ola­rak algılar. Eleştirilerin içeriğini geçersiz kılacak gerek­çeler bularak yine kendi doğruluğuna inanır. Diğer insan­lara sürekli kusur bulur ve onları küçümser. Aslında, kü­çümsediği kendi gerçek benliğidir.
Sayfa 119·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bakara
“45. Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin.Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.”
Sayfa 29·Kitabı okuyor

Ahmet h

, bir kitabı okumaya başladı
Komisyon
9.6/10 · 2.653 okunma
Yalnızlık
Yalnızlık konusuna açıklık getirebilmek, kavramın karmaşıklığı nedeniyle bazı güçlükleri de birlikte getirir. Her şeyden önce, yalnızlık öylesine acı veren ve ürkütücü bir duygudur ki, İnsanlar bu duyguyla yüzleşmemek için her türlü çabayı gösterirler. O denli ki, psikiyatristlerin bile konuyu gereğince işlemiş olduğu söylenemez. Üstelik, bir insanın tek başına yaşaması biçimindeki somut yalnız­lık, kendi toplum grubuna yabancılaşma biçiminde yaşa­nan yalnızlık, çevresi tarafından itilme sonucu yaşanan yalnızlık, bir insanın çevresiyle ilişkilerini en azına indire­rek kendi seçimi ile yaşadığı yalnızlık ve insanın kendisini anlaşılmamış ve kimsesiz hissettiği gerçek yalnızlık gibi birbirinden çok farklı yaşantıların tümü «yalnızlık» söz­cüğüyle dile getirilir.
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Bir insan varoluşunun getirdiği sorunlara güvenli ve gerçekçi bir biçimde yaklaşabiliyorsa, değersizlik duygu­ları yaşamaz. Yenilgiyi de başarı gibi yaşamın doğal bir parçası olarak kabul ettiğinden, karşılaştığı durumlardan ve kendisi ile ilgili gerçeklerden kaçmaz. İç dünyasındaki çaresizlik duyguları ve dıştan gelen zorlanmalar onu ya­pıcı çabalara yöneltir. Kendisinin ve diğer insanların or­tak özelliklerine, amaçlarına uygun düşünce ve değer yar­gıları geliştirebilmiş olduğundan suçluluk duygulan yaşa­maz. Sağduyusu sayesinde bulduğu çözümler başkalannın çıkarlarına karşıt düşmez. Sağduyudan yoksun bir kişi, kendisini ve dünyayı salt kendi açısından görür, kişisel çıkarlarına yönelik amaçlardan başkasını düşünemez.
Sayfa 83·Kitabı okuyor