İbrates

"Lüks adını verdikleri olguda asıl sevdikleri, bu lüksün ardında yatan paradan başkası değildi çok kez." "Zenginlik belirtilerine kaptırmışlardı kendilerini; yaşamdan önce zenginliği seviyorlardı."
Sayfa 16·Kitabı okudu
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·112 syf.··
2026 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 11:33
O kadar ağır bir kitap idi ki aşırı fazla zamanımı aldı. Hoşuma hiç gitmedi kimseye tavsiye etmem. Kitabın içi cevher gibi idi 80 sayfanın içine hazine gömmüş ama toprak değil demiri kazmak gibiydi yeminle. Yapay zekâ kullandım incelemeyi anlatmak için şimdi şu şekilde : Mış Gibi Yapma Sanatı ve Etiket Dini Romanın kahramanları Jérôme ve Sylvie, aslında hiçbir şey olmak istemezler; sadece her şeye sahip olmak isterler. Onlar, günümüzün "old money" (eski zengin) estetiğine özenen, ama ay sonunu zor getiren kitlelerin 1960'lardaki prototipleridir. En büyük fantezileri, paraya doyup parayı umursamıyor gibi yapmaktır: > "Zenginliklerini unutacaklardı, bileceklerdi zenginlikleriyle gösteriş yapmamayı. Övünmeyeceklerdi bununla." > Ne kadar tanıdık, değil mi? Marka logosu görünmeyen ama binlerce lira eden o "sade" tişörtleri giyme arzumuzun birebir aynısı. Ancak gerçeklik çok daha acımasız ve komiktir. Bir tarz yaratmaya çalışırken düştükleri durum tam bir fiyaskodur: > "...İngiltere'ye yeni gelmiş, çok düşük maaşlı bir göçmenin son derece Avrupalı karikatürünü andırdı." > Estetik, kültür, sanat dedikleri her şey, aslında etiketlerin arkasına saklanmış bir görgüsüzlükten ibarettir: > "Lüks adını verdikleri olguda asıl sevdikleri, bu lüksün ardında yatan paradan başkası değildi çok kez." > "Zenginlik belirtilerine kaptırmışlardı kendilerini; yaşamdan önce zenginliği seviyorlardı." > 35 Metrekarelik Şato ve "Hak Etme" Yanılgısı Bugün hepimizin içini kemiren o "ben en iyisine layığım" kibrini Perec tek bir cümleyle özetler: > "Sahip olmaya layık olduklarından başka şeyleri yoktu." > Mükemmel hayatlar, Chesterfield divanlar, ipek gömlekler düşlerler ama uyandıkları yer 35 metrekarelik döküntü bir dairedir. Sahip olamadıkları o lüks, hayatı yaşanmaz kılar. Yaşadıkları sıkıntı
Hayat ve İnsan
ŞeylerGeorges Perec · Metis Yayınları · 20161,360 okunma

İbrates

, bir kitap okudu
10/10
·112 syf.··
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 11:33
·
2026 40. kitabı
Georges Perec
7.5/10 · 1.360 okunma

İbrates

, bir kitap okudu
9/10
·240 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 23:19
·
2026 39. kitabı
Julian Baggini
7/10 · 13 okunma
Eleştirmek
Gerek Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem olsun, gerek Aristoteles’e, gerek Platon’a olsun gösterdiğim eleştirel yaklaşım, derin bir insaniyet ve duygusal hassasiyet üzerine kuruludur; çünkü bu isimlerle kendimi özdeşleştirmiş bulunuyorum ve onların yaptığı her eylemin, ortaya koydukları her düşüncenin ardında insanî bir emek, bir özveri ve bir arayış olduğunu biliyorum. Elbette bireyler Aristoteles’in kadın konusundaki görüşlerini eleştirebilir veya Platon’un demokrasi karşıtı olduğunu tartışabilirler; bunlar tarihsel olarak ve felsefi bağlamda değerlendirilmesi gereken konulardır. Ama temel gerçek şudur ki karşımızda, tarih için değerli, kendini hakikat ve erdem uğruna adamış insanlar vardır; sıradan insanlar değiller, yaptıklarıyla bir miras bırakmış, doğrularına inançla bağlı erdemli bireylerdir. Onları eleştirirken ya da hicvederken, öncelikle onları anlamaya çalışmak, düşüncelerinin ve eylemlerinin kaynağını, hangi bağlamda ve ne amaçla ortaya koyduklarını derinlemesine okumak ve irdelemek gerekir. Salt etiketlere, klişelere veya kendi ön yargılarımıza dayanarak saldırmak, gerçek bir eleştiri değildir; bu, hem tarihsel adaletsizliktir hem de bilgiye ve hakikate ihanet olur. Eleştiri, ancak bilgiye, okumaya ve empatiye dayandığında anlamlıdır; onların kitaplarını, mektuplarını, diyaloglarını ve yaptıkları eylemleri inceleyerek, niyetlerini ve bağlamlarını anlamaya çalışmadan oluşturulan eleştiriler ise yüzeyseldir ve saçma olur. Bizim sorumluluğumuz, bu büyük ve erdemli insanlara, yaptıkları katkıları ve ortaya koydukları emekleri göz ardı etmeden, insaniyetli, adil ve hassas bir biçimde yaklaşmaktır; çünkü eleştirinin değeri, yalnızca doğruluk ve hakikate hizmet ettiğinde ortaya çıkar, aksi hâlde ön yargıların ve cehaletin güçlendirilmesinden öteye